Ana içeriğe atla

Muhteşem Gatsby!


Çok uzun zamandır okuma uğraşıma hiç değinmediğimi fark ettim. Evet, ikizlerimle şu an elimin değdiği dişe dokunur tek meşgalem sanırım kitaplarım kaldı. Çoğunlukla ikizlerim uyurken zihnimi dinlendirmek maksatlı okumalar yapıyorum. Kimi zaman da onlar uyanıkken ve bir oyuna dalmışken, onlara örnek olabilmek adına beni görecekleri şekilde okuyorum kitaplarımı. Şimdilik onlar da bir kitapsever ve umarım bu huyları hiç değişmez!

Muhteşem Gatsby adlı kitabı henüz on dakika önce bitirdim ve sıcağı sıcağına hislerimi sizlerle paylaşmak istedim. Kitaba yanılmıyorsam ilk önce Paul Auster'ın Sunset Park kitabında rastladım. Sonra aynı kitabın adı Haruki Murakami'nin İmkansızın Şarkısı adlı kitapta da geçince, bu kitabı okumam gerektiğini hissettim.Ve hislerimde yanılmadım. Kitap adına yakışır biçimde muhteşemdi! Konusu, kişilik tahlilleri, çevre detayları, olay örgüsü, kişi bağlantıları, sürükleyiciliği ve dili bir bütün olarak kusursuzdu diyebilirim. Acı biten ve insanı düşündüren bir sonu var! Nasıl yaşıyoruz, kimlerle dostluk içerisindeyiz, aslında biz kimiz ve çevremizdekiler bizi kim sanıyor, gerçek dostlarımız kimler, gerçek aşk var mıdır, gerçek aşkı nasıl anlarız, yalnız yaşamak mı yalnız ölmek mi daha kötü ve en önemlisi sanırım arkamızda nasıl bir hayat bıraktığımız sorusu...Geçmişten uzaklaştığımızı sanırken aslında tam gaz geçmişe doğru yol aldığımızı bilmeden yaşamak!

Okumadıysanız, bu klasiği kesinlikle tavsiye ederim.

Keyifli okumalar!

Yorumlar

  1. Merhabalar;
    Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    94. takipçiniz benim.
    Bu arada birbirinden güzel hediyeleri olan 3 farklı çekilişim var, kaçırmayın derim, muhakkak beklerim :)
    Sevgiler
    http://whiteglaze.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Bloguma hoşgeldiniz...
    Ben de uğrarım tabii...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. aynı zamanlarda okunan aynı kitapların tesadüfüne bayılıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tesadüfleri severim...hem de kitaplarla ilgili olursa tadına doyulmaz :)))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…