31 Aralık 2013 Salı

Mutlu Yıllar :)


İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha bitirdik ve yeni bir yıla başlamak üzere tüm umut, dilek ve iyi niyetlerimizle yeni yılın kapı eşiğindeyiz. Herkes gibi ben de 2014'ün her açıdan çok daha iyi geçmesini diliyorum yürekten. Öncelikle sağlık diliyorum, yüreklerden daha fazla sevgi taşsın diyorum, gerçek huzuru tadalım bu yıl ve barış tüm insanları kucaklasın diyorum ve elbette bol kazanç ve daha iyi bir yaşam kalitesi diliyorum herkes için.

Fotoğrafta görülen bu yıl kullanıp bitirdiğim ajandam ve masaüstü takvimim. Bugün çöpe gittiler ama garip bir hüzün hissettim bunları atarken. Yaşlandığımı duyumsadım ama bir yandan da ikizlerimin büyüdüğünü gördüm ve şükürler olsun ki buna tüm benliğimle tanıklık edebildim.

Darısı gelecek yıllara olsun.
Herkese mutlu yıllar olsun :)

30 Aralık 2013 Pazartesi

2013'ün Son Kitapları....


2014 yaklaşırken okuma uğraşımı daha bir hızlandırdım. 2013'te okuduğum kitapların toplamına baktığımda 72 adet kitap olduğunu görüyorum. Bir yılda okuma sayısı olarak hiç fena değil, ancak şu aralar ikizlerimden dolayı tek uğraşımın okuma olduğu göz önüne alındığında belki bu sayı biraz daha fazla olabilirdi diye düşünüyorum. Yine de kendime haksızlık etmeyeyim 2013 okuma yılı olarak güzel bir yıldı :)

Ve Aralık ayının son kitapları Truman Capote'un Tiffany'de Kahvaltı'sı ve Ayfer Tunç'un Suzan Defter'i oldu. İkisine de bayıldım. Tiffany'de Kahvaltı klasikleşmiş bir kitap, gayet akıcı. Hikayenin kendisinden çok karakterlerinin ilgi çektiği bir kitap bence. Suzan Defter'e gelince farklı formatıyla beni önce afallattı ancak hikayenin içine girince hiç ama hiç bitmesin istedim. İyi ya da kötü duygular o kadar gerçekçi ifade edilmiş ki resmen karakterlerle hikayeyi baştan sona yaşıyorsunuz okurken.

Henüz okumadıysanız her iki kitabı da tavsiye ederim. Her ikisi de yeni bir yılda yeni bir okuma listesinin baş tacı edilebilir :)

29 Aralık 2013 Pazar

Bilimsel Deneyler Yapmaya Başladık!!!


3,5 yaşındayız artık. "Merak" duygusunun tavan yaptığı, soru yağmurlarının sulu sepken yağdığı bir dönem. Bu dönemi ikiyle çarpıyoruz elbette. Sorular peş peşe sıralanıyor, cevap hemen verilmezse "hadi ama"lar üst üste biniyor. "Anne bu ne"lerden "anne bu nasıl oluşur, şu nasıl yok olur, o nasıl dönüşür"lere geçtik. Zaman zaman üniversite sınavında ya da üniversitede final dönemimde bile bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. En azından o zamanlar çalışırdık, ezberlerdik, öğrenirdik, cevapları da bir güzel verirdik. Şimdi ise hep çalışmadığım yerlerden geliyor sorular. Bazen afallıyorum, bazen de bir şekilde durumu kurtarmaya çalışıyorum. Unutmamak lazımmış: Anneler hazır cevap olmalı, asla kıytırık/uyduruk cevaplarla çocuğu geçiştirmeye çalışmamalı ya da şevkini kıracak, merakını köreltecek tepkilere mahal vermemeli. Kolay mı? Hayır hiç değil ama biliyorum ki ben bir anne olarak elimden geleni yapıyorum.

Bu akşamki ödevim fotoğrafta gördüğünüz minik bir bilimsel deney. İkizler televizyonda severek takip ettikleri bir bilim programında (Arka Bahçede Bilim) metal kaşığı burunlarına yapıştırabildiklerini keşfetmişler ve maalesef ki ben o bölümü izleyemedim. Hadi bakalım anne cevap ver "kaşık burnumuza nasıl yapışır, neden yapışır, yapışırsa ne olur, yapışmazsa ne olur? :D

27 Aralık 2013 Cuma

Ağacımızı da süsledik...


Geçen hafta çok zorlu bir hafta oldu bizim için. Önce ikizlerim, ardından da ben ateşler içinde kıvrandık. Tam beş gün yatak döşek yattık. Öyle ki memleketten annem kalktı geldi bize bakabilmek için. Çok şükür atlattık. Hepimiz daha iyiyiz şimdi. Kötü geçirilen bir haftanın telafisi olarak ikizlere önce yılbaşı hediyelerini verdim (biri kocaman bir kamyon istedi, diğeri de Gormiti denen bir çizgi film kahramanı), ardından zaten süslemeye başladığımız yılbaşı ağacımıza yeni yeni ilaveler yaparak süsleme işini tamamladık. Anneanneleriyle de süper vakit geçirdiler. Bu hafta annem döndü. Yine üç silahşörler olarak ikizlerim ve ben kaldığımız yerden oyun oynamaya devam ediyoruz. 3,5 yaşında başka ne yapılır ki?! :D

19 Aralık 2013 Perşembe

Bak Postacı Geliyor...



Bu yılın ilk kart postalı O Bir Anne blog'unun sahibesinin düzenlemiş olduğu etkinlikte eşleştiğim İkndesign blog'unun sahibesi sevgili İlknur'dan geldi. Nasıl mutlu oldum anlatamam. İkizler zarfı elimden kapıp hemen "aaa postacı mı gelmiş, ne getirmiş" diye mırıldana mırıldana zarfı ve içinden çıkan şipşirin kartı incelemeye koyuldular. Hem etkinliğe ev sahipliği yapan Müge'ye hem de bu güzel kartı bana yollayan İlknur'a buradan bir kez daha teşekkür ediyorum...

Böyle bir dünyada hala bu tarz küçük şeylerle mutlu olabilmek sizce de bir yetenek işi değil mi artık?! :)

14 Aralık 2013 Cumartesi

Kendimiz Yaptık (DIY) ...Yeni Yıl Kartı :)

Dün akşam ikizlerden biri film izliyordu, diğerinin de canı çok sıkıldı. Biz de birlikte el yapımı bir yılbaşı kartı hazırlayalım dedik. Önce malzemelerimizi saçtık ortaya; makas, uhu, eski dergiler, defter, renkli kağıt, şekilli delgeç derken etraf kırtasiye görünümüne büründü. Ardından Deniz bey kesti ben yapıştırdım, Deniz bey seçti ben kestim derken kartımızı tamamladık.


Yorulduk ama bence yorulduğumuza değdi. El emeği göz nuru bir yeni yıl kartı edinmiştik olduk. Birlikte çok da güzel vakit geçirdik ama ardımızda bıraktığımız tüm çöpü ve dağınıklığı toplamak bana düştü :) Siz de evinizde böyle bir çalışma yapabilirsiniz, emin olun minikler pek bir keyif alıyor. Kartımıza şimdiden iki talip çıktı bile :))






13 Aralık 2013 Cuma

Yeni Yıl Yaklaşırken...


Yeni yıla beş kala biz de yılbaşı hazırlıklarımıza yavaştan başladık. Öncelikle piyango biletlerimizi çoktan aldık ve tüm dileklerimizi aklımızdan bir bir geçirerek en sevdiğimiz kitabın arasına yerleştirdik ve "lütfen bana çıksın" demeyi ihmal etmedik :) 

Yukarıda görülen yeni yıl ve kış temalı peçeteleri de Şok markette bulunca gerçekten şok oldum ve hemen bir kaç adet depoladım. Hem şirin hem de şıklar.


Bu fotoğrafta görülen kutu da aslen peynir kutusu olmakla birlikte, daha bugün taze taze masking tape kullanılarak tarafımdan kaplandı. Yine yeni yıl ve kış temalı bir masking tape seçtim ki ortama uygun olsun. Şimdilik içine bantlarımı ve minik aksesuar mandallarımı koydum. 

İkizlerim de bir an evvel yılbaşı ağacı ve süsleri alıp gelmem için oldukça ısrarlılar. Kar yolları kapamazsa bu hafta onu da halledeceğim inşallah. Geriye sadece hediye seçimi kalıyor ki o da en eğlenceli kısmı! :)




12 Aralık 2013 Perşembe

Postcrossing ile Yola Devam!


Bu yaz ben de her kart postal meraklısı gibi Postcrossing'i keşfedip üye olmuştum. Postcrossing bir tür sosyal platform, bu platform üzerinden dünyanın dört bir yanından hiç tanımadığınız insanlara kart gönderip ve yine hiç bilmediğiniz yerlerden kart alıyorsunuz. Çok şirin bir olay yani. Hem kartlarımı yazıp hazırlarken, hem de yer yer sabırsızlık ve heyecanla kartlarımı beklerken büyük bir zevk alıyorum. Tek sorun kartların alıcıya ulaşması biraz uzun zaman alıyor. Mesela bana gelen kart tam 23 gün yol almış!
 Fotoğrafta görünen kart postal (aceleye geldi, tabletle çektim fotoğrafı) Postcrossing'den gelen ilk kartım. İsviçre'den geldi. Gönderen kişi ülkesi hakkında bolca da bilgi vermiş. İnsanoğlunun hala böyle basit şeylerden mutlu olması ne güzel değil mi? :)
Hazır yeni yıl gelirken siz de bu zincirin bir halkası olmak isterseniz buraya TIK TIK

3 Aralık 2013 Salı

Yeni Yıl Kartlarını Yazmaya Başladım :)


Haftasonu dışarı çıktığımızdan önceki yazılarımda bahsetmiştim. Gittiğimiz her yere yeni yıl ruhu çoktan yerleşmiş. Süsler, aksesuarlar, çam ağaçları, kartpostallar, vs. resmen göz kamaştırıyordu. Ben de yeni yıl kartı geleneğine yine sadık kalarak erkenden hazırlıklarıma başladım. Malumunuz biraz geç kalındığında başı iyice sıkışan PTT bu sefer kartları en yakın adrese doğru ya da yanlış olduğuna bakmaksızın teslim ediveriyor; ben de bu hengameden nasibimi almamak için kartlarımı erkenden postalamayı düşünüyorum.

Fotoğraftaki kartları Tepe Home'dan aldım. Unicef kartları, 10'lu paketler halinde satılıyor ve fiyatı da gayet uygun. Şimdilik bir tane yazabildim. Bugün yarın hepsini yazıp en geç bu hafta içinde postaya vermiş olurum diye düşünüyorum. Sizin var mı böyle hazırlıklarınız? Varsa şayet bana da kart göndermeyi unutmayın, küserim valla! :D

2 Aralık 2013 Pazartesi

Böyle De Güzel İrmik Helvası Yapılmaz Ki !!!


İrmik helvası yapmayı hiç ama hiç beceremem; ne zaman denemeye kalkışsam ya yanar karamelleşir ya da şerbeti fazla olur hamurlaşır. Bir türlü ortasını tutturamadım! Geçenlerde, sanırım Dr. Oetker'indi, hazır karışım denedim. İçine irmiğinden fıstığına her şeyi koymuş adamlar, geriye sadece karıştırmak kalıyordu, onu da yaparız evvelallah dedim ve başladım pişirmeye. Sonuç muhteşem oldu. Koca bir tava irmik helvam oldu. Sıcacıkken kaşık kaşık, hatta kase kase indirdim mideye; gelin görün ki benden başkası ağzına sürmedi.

İkizlere ne diller döktüm de tadına dahi bakmadılar. Eşim "ben sevmem irmik helvası" diyerek bir kaşık bile yemedi. Acıdım o kadar helva çöpe gidecek diye her gün yavaş yavaş yedim, oh mis gibi kaloriler ekledim vücuduma. Sanırım helvanın dördüncü günüydü artık, tavada sadece dibe yapışmış kırıntılar kalmıştı. Yıkamak için mutfak masasının üzerinde bırakmıştım tavayı, sonra orada unutmuşum. Biraz sonra bir de ne göreyim, ikizler bayat helva kırıntılarına girişmişler, avuç avuç yiyiyorlar. Şimdi bu benim mutfak becerilerime hakaret değil de nedir sorarım sizlere?!

1 Aralık 2013 Pazar

Sıradan Bir AVM Günü!


Soğuk günlerde çok sıkılınca AVM'lerde alıyoruz soluğu. Bu Cumartesi de Cevahir AVM'deydik. İçeriye adım atar atmaz bir şekilde eğlenmeye başladık!


Yemek bekleyen ikiz yavru...Açlıktan yüzü çökmüş valla, neyse ki yemeğini yiyince kendine geldi de yaramazlıklarına kaldığı yerden devam etti :)


Burada da yemek bekleyen diğer ikiz yavru. Siparişlerimiz gelene kadar vakit geçirmek için annesiyle canavarcılık oynuyor :)


Ve yeni yıl kutlamalarını başlattığımız an! Minyatür evler, süslü ağaçlar, yapay kar ve sevgili kardan adam çok ilgilerini çekti. Hatta bir ara yerdeki pamukları elleyip gerçek kar mı değil mi diye kontrol bile ettiler :)

Tabii böyle bir günün sonu oyuncakçıda biter...bir ade su Gormiti lordu bir adet de hot wheels track alarak günümüzü noktaladık. Ben de Tepe Home'dan çok güzel Unicef yılbaşı kartları aldım. Onlar da başka bir yazıya kalsın. Herkese keyifli haftasonları diliyorum...



30 Kasım 2013 Cumartesi

Bir Kitapseverin Günlüğü: Yılbaşı Kartpostal Etkinliği

Bir kartpostal etkinliği daha. Ben buna da katıldım. Katılmak isteyenleri şuraya alalım TIK TIK!!

Kargolarım geldi :)


Geçen gün yana yakıla yazdığım yazının ardından PTT kargo barış çubuğunu uzatarak her iki kargomu da akşamına teslim etti :)) Sevgili Cansanat'ın düzenlemiş olduğu kahve temalı hediye etkinliğine katılmış ve sevgili cngz ile eşleşmiştim. Geç oldu ama güç olmadı. Paketi açtığımda evin içini mis gibi kahve kokusu kapladı, çikolataları ikizler birer taneden kapışıp hüplettiler. Hediyelerimin her birini ayrı ayrı çok beğendim. Böyle bir etkinliği düzenlediği için cansanat' a ve değerli hediyeleri için cngz'e teşekkür ederim :)


Bu da kitap takası ile bana gelen kitabım. Kitap kapağı da pek bir cazipmiş doğrusu :)) Bu güzel takas içinde sevgili yamak'a teşekkür ediyorum! Umarım benim için keyifli bir okuma olur.

Tek üzüntüm Jane Austen temalı kart postallarımın yalan olması! Umarım er ya da geç bana ulaşırlar :/

28 Kasım 2013 Perşembe

PTT Kargo bana küs müsün? :(


Geçenlerde bir hediye etkinliğine katıldım, bir de kitap takası yaptık vikitap’ta tanıştığım bir arkadaşla, yanı sıra İngiltere’de yaşayan çok yakın bir arkadaşım Jane Austen’ı çok sevdiğimi bildiğinden bana Jane Austen temalı kart postallar göndermiş. Peki bütün bunlar nerede Allah aşkına?!!

Hediye etkinliği kahve temalıydı, fotoğraftaki hediye paketini hazırlayıp (gönderdiğim arkadaş yayınlamak istemez diye içeriğini segilemedim) kendisine geçen hafta gönderdim; gönderdiğimin ertesi günü eline ulaştı. Eşleştiğim arkadaşım sevgili cngz de bana hazırlamış olduğu paketi PPT kargo ile yollamış ama önce yanlış bir yere teslim edilmiş, ardından da taaa Mersin’e geri dönmüş. Sağolsun cngz tekrar bir paket hazırlayıp PTT dışında başka bir kargo ile tekrar göndermiş ama o da ortalarda yok L

Gelgelelim takas ettiğim kitaba…o da Pazartesi günü PTT kargo ile gönderildi ancak ortalarda yok. Benim gönderdiğim kitap bir günde ulaştı ama bana gelecek olan kitap sırra kadem bastı. Üstelik sistemde arıza olduğu için elimde takip numarası da yok! L

Peki ya Jane Austen’lı canımmmm kartpostallarım nerede? Arkadaşım ayın 15’inde postalamış kartları, bugün ayın 28’i. Ben kendisine mektup attığımda sadece bir haftada ulaşmıştı. Kartlarım kimbilir nerede ne yapıyor?! L

Velhasıl bütün bunlar PTT’nin benimle bir sorunu olduğunu düşündürdü bana. Acaba bilmeden kalbini mi kırdım, bir kusur mu işledim, nedir yani? Lütfen PTT gel barışalım, gönder artık şu kargolarımı, LÜTFEN!

27 Kasım 2013 Çarşamba

Boş Durmuyoruz, Okuyoruz! :)


Kış yandan yandan asıl yüzünü göstermeye başladı. Haliyle bizler de hastalıklarla boğuşmaya, onlara göğüs germeye ve yer yer onlardan korkup evlerimizde inzivaya çekilmeye başladık. Tabii bu sırada boş durmadık. Evlerimizde neler yapabiliyorsak onlarla kendimizi oyaladık. Okuduk mesela. Tıp tıp cama vuran damlalar satırlara karıştı kimi zaman, bazen sayfalardaki buruk hikayelerin tadını yudumladığımız demli çayda bulduk ve bazen de uykusuz kaldık içine çekildiğimiz hikayelerin sonunu görebilmek adına...

Fotoğraftaki küçük kitap kulesi de işte kış günlerini doldurmak için inşa edilmiştir. Mesela Boş Koltuk okunmuş ve sindirilmiştir. Her ne kadar ilk 100 sayfada okuyucuyu sıkıntıdan boğup cinnete sürüklese de sonrasında kitap açıldıkça açılmış, okuyucuyu meraktan çatlatmış ve hüzünlü bir sonla bitmiştir. Çok fazla karakterin örümcek ağı misali bin bir noktadan birbirine bağlı olduğu bu kitapta kişiler arasında kaybolmadığınız sürece kış için ideal bir okuma.

Lütfen Anneme İyi Bak kitabının ortalarındayım şu aralar. Kitabı bitirmeden bir değerlendirme yapmak yakışık almaz ancak şimdiden çok etkilendim. Annemin hayatımdaki varlığı benim için sonsuz değerli ve ben de bir anne olarak çocuklarımın da benim için aynı şeyleri hissetmesini umuyorum elbette ve bunun için elimden geleni yaptığıma inanıyorum. Asıl yorumu kitabın bitimine saklayayım. Soğuk bir kış haftası da bu kitap eşlik etsin bana!

Ve sevgili Bit Palas! Bu kitabı sanırım üçüncü kez elime alıyorum ve yine kış mevsiminden medet umuyorum. Önceleri ilk 100 sayfayı okumayı başarmış olmakla birlikte, sanırım zamanlama açısından yanlış bir dönemdeydim, her seferinde yarım bıraktım. Elif Şafak sevdiğim bir yazar ancak bu kitapla neden bir türlü barışamadığımıza anlam veremiyorum. Hasılı kelam, soğuklardan kaçıp bu kitabın sayfalarının arasına sığınarak en nihayet kitabı tamamladığım günleri görmek istiyorum!

16 Kasım 2013 Cumartesi

Kış Moduna Girdik!

Kasım ayından itibaren resmen kış moduna girdik. Eve kapanmış durumdayız; geçen hafta geçirdiğimiz 40 dereceli ateşli enfeksiyon gözümüzü daha da korkuttu ve hepten dışarı çıkamaz olduk. Herkes yaz ayları boyunca dinlenmeye meyilliyken biz kış aylarını bu şekilde değerlendiriyoruz. Yazları genellikle seyahat halindeyiz. Kışları evde yapılabilecek dinlendirici hobilere zaman ayırıyoruz. Mesela yazmaktan ziyade okuyorum. Şu an elimde Gayle Forman'ın Eğer Yaşarsam kitabının devam kitabı olan Sen Gittiğinde var. Dün başladım okumaya. İlk kitap gibi bu da sürükleyici, basit, zihni yormayan bir kitap. Yani benim kış hallerim için yazılmış :) Yanı sıra, her ne kadar hiç beceremesem de yine örgü örmeye niyet ettim. Allah kabul etsin. Bakalım atkımı bu kış bitirebilecek miyim!!! :))


İkizler de parklardan ümidini kesti artık. Sabah ilk iş camdan dışarı bakıyorlar. Karşı çatıdaki kediyi beslerken havanın çok soğuk olduğunu hissedip pek inatlaşmıyorlar dışarı çıkma konusunda. Enerjilerini koltuk tepelerinde zıplayarak atıyorlar, dinlenme zamanında da bol bol resim yapıyoruz :)


Ve günler böyle gelip geçiyor...Peki sizin kış aylarınız nasıl geçiyor? :)



7 Kasım 2013 Perşembe

O Bir Anne Blog'unun KARTPOSTAL ETKİNLİĞİ~Katılmak İsteyen?

Yeni yıl yaklaşırken kartpostal etkinliği olmazsa olmaz!! Katılım için TIK TIK!

Çiçek Puzzle - Hasta İkizlere Yatıştırıcı Oyuncak!


Haftasonu dışarı çıkarken ikizlerin siparişleri genellikle şu şekilde oluyor: "Bir spiderman, bir spiderman motoru, bir maxsteel kılıç, bir maxsteel robot, bir ninja turtle, bir de gofret". Ben bütün bunları almaya kalksam her biri cücük kadar olsa da fiyatları gayet uçuk olduğundan kredi kartımın limiti yetmez sanırım. Yanı sıra sıraladığım bu oyuncaklar ne yazık ki çocukların hayal dünyalarını pek tetiklemiyor. Var olan hayal güçlerini kullanarak, evet bir iki gün oynuyorlar ama sonrasında her biri oyuncak sepetinin dibini boyluyor. İnanmıyorsanız,  TIK TIK!

Her ne kadar toplaması ve koruması zor olsa da en güzel oyuncaklar yine sade ve çok parçalı olanlar. Örneğin: Legolar, bloklar, yap-bozlar, vs. İşte bu yüzden geçen hafta Toyzzshop'ta elimizde mevcut parçalı oyuncaklardan farklı bir tür görünce ikizlerin siparişlerini göz ardı ederek doğrudan rafa saldırdım. 250 parçalık Çiçek Puzzle. Fotoğrafta göründüğü gibi rengarenk ve çok şirinler. Koca bir kutu içerisinde tam 250 parça. Alırken çok heyecanlandım. İkizlerin bu oyuncağa bayılacağını düşündüm. Gelin görün ki işler tahmin ettiğim gibi yürümedi. Kutuyu gören ikizler "biz bunu istemedik, ışın kılıcı nerede" diye sordular! Ben yılmadım ve büyük bir şevkle puzzle'ları döktüm ortaya. Bir iki oynamaya yeltendiler ama hoşlanmadılar. Ben de olduğu gibi kutuya geri doldurup, oyuncağı gözlerinin önünden kaldırdım!

Ancak bir hafta sonrasında (dün) ikizlerden biri maalesef ateşlendi. Acildi, eczaneydi, ilaçtı, uykusuzluktu derken çok yorulduk. Ancak hasta da olsalar yorgun da olsalar çocuklar oyundan geri kalmak istemez. Sabah kahvaltı sonrası "anne canımız sıkılıyor, ne oynasak" diye peşime takıldılar. Tabii hasta ikiz eşini hareketli oyunlara sokup yormak istemiyorum. Oturduğu yerden ne oynatabilirim derken çiçek puzzle kutusu gözüme ilişti ve hemen döktüm ortaya. Maşallah saatlerce oynadılar. Önce birleştirip ortaya şekil çıkarmaya çalıştılar, sonra kutu üzerindeki nesneleri taklit etmeye çabaladılar, en son da oyuncak kamyon ve trenlerine doldurup kömür taşımacılığı oynadılar :)

Böylece her oyuncağın bir zamanı olduğunu ve önemli olanın doğru anı yakalamak olduğunu anladım :) Işın kılıcı almadığım için pişman olmadım yani :))

Bu arada almak isterseniz oyuncağın fiyatı 18.90 TL.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Ah Sonbahar Ah!


Bugünlerde çok keyifsizim. İçimden yazmak gelmediği gibi, yazmaya değer bir şey de yapmıyorum zaten. Bunun üzerine bir de ikizlerden birinin rahatsızlanması eklendi. Dünden beri ateşli. Bu akşam tekrarlarsa yarın bize doktor yolları gözüküyor ailecek! Sonbahar bitmeden hem sağlığımızı hem de psikolojimizi bozarak yaptı yine yapacağını. Neyse, buna da şükür diyor ve pes etmiyoruz! Bizim için dua etmeyi unutmayın lütfen :)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Jane Austen'ın Kayıp Anıları ~Syrie James


Bugünü Jane Austen günü ilan ettim. Geçen hafta Kanyon'daki Remzi Kitapevi'nden aldığım Jane Austen'ın Kayıp Anıları kitabını okumaya başladım ve çok da severek devam ediyorum. Zaten bu aralar Jane Austen'ın kendi yazdıklarından çok kendisi hakkında yazılanlar ilgili çekmeye başladı. Söz konusu kitap da Jane Austen'ın sözde anılarından yola çıkarak yazılmış bir roman. Kitabın ortalarındayım. Akıcı bir dili var, iyi kurgulanmış ve tabi ki Jane Austen'ın hayatı hakkında pek çok bilgi içeriyor. Austen hayranlarına duyurulur yani :) Kitabıma eşlik eden Mehmet Efendi Türk Kahvesi'ne ve After Eight nane aromalı çikolatara da buradan şükranlarımı sunuyorum! :)

3 Kasım 2013 Pazar

Kitap Takas Listem Güncellendi!

Çok uzun zamandır kitap takası yapamadım. Bunda kütüphanemi şöyle bir gözden geçirip takaslık kitapları ayırmama tembelliğinin de suçu büyük. Kitap sayısı az olunca, takas olasılığı da düşük oluyor tabii. Neyse yavaş yavaş elden geçiriyorum rafları. Bugün iki kitap daha ekledim. Umarım en kısa sürede güzel bir takas heyecanı yaşarım. Takas listeme göz atmak için TIK TIK!

Bu arada fırsat bulursam alıp okumak istediğim kitapları da bir liste halinde yayınlayacağım. Takas işini kolaylaştırır diye düşünüyorum.

Herkese bol okumalı günler!

1 Kasım 2013 Cuma

Neşeli Oyuncaklarda Çekiliş Var!


Dünkü etkinlik duyurusundan sonra bugün de bir çekiliş duyurusu ile buradayım. Neşeli Oyuncaklar blog'unda çok güzel, çok şirin bir çekiliş var. Katılmak isteyen arkadaşlar TIK TIK!

31 Ekim 2013 Perşembe

Kahve Bahane Amaç Hediyeleşme!



Cansanat blog'unun sahibi kahve tiryakileri için çok güzel bir etkinlik düzenlemiş.Kahve, çikolata ve kitap meraklısı olarak bendeniz hemen etkinliğe koşuyorum. Diğer kahve tiryakilerini de bekleriz :))

28 Ekim 2013 Pazartesi

İkizlerle Parkur :)

Kışa hazırlık oyunlarına geçenlerde bir yenisini daha ekledik. Akşamın bir vakti sıkıntıdan patlamak üzere olan ikizlere iyice yorulmaları ve güzel vakit geçirebilmeleri için süper bir parkur hazırladım! Önce ütü masasını koltuğa yasladık. Üzerine enlemesine ve boylamasına artık kullanmadığımız beşik yataklarını yerleştirdik, ardından etrafa da koltuk yastıklarını yerleştirdik ki bir kazaya kurban gitmeyelim...





Peki bu oyun alanında neler yaptık? Önce popolarımıza geçirdiğimiz market poşetleriyle bir güzel kaydık. Parktaki kaydıraklardan çok daha eğlenceli ve hiç bir riski de yok! Sonrasında tırmanma ve tırmandığın noktadan geri yuvarlanma oyunu oynadık. Nasıl eğlendiklerini anlatamam. Oyun bittiğinde kan ter içinde kaldılar resmen. Tek sorunumuz 'Ben atlıcam, hayır ben yuvarlancam, hayır ben tırmancam' çekişmesi oldu. Belirli bir sırayı takip ederek onu da aştık şükür! Malzemelerini kolaylıkla temin edebileceğiniz bu güzel parkur oyununu sizlere da tavsiye ederim. Yatak yerine katlanmış yorgan veya kalınca bir battaniye de kullanabilirsiniz.

Herkese bol oyunlu günler :)

27 Ekim 2013 Pazar

Kitap Alışverişi ~ Eğer Yaşarsam!


Dün çocuklar için alışverişe çıktım. Bir kaç parça kışlık kıyafetle geri döndüm. Evde okunmayı bekleyen yığınla kitap varken D&R'a uğramadan da edemedim. Kendime sıkı tembihlerde bulunsam da yine elim boş çıkmadım ve Gayle Forman'ın Eğer Yaşarsam kitabını aldım. Henüz okumaya başlamadım ama  akşam kendi pişirdiğim mis kokulu kestaneler eşliğinde şöyle bir göz attım. Aranızda okuyan var mı? 


Göz Altı Mor Halkalarla Savaş / Tavsiyeye İhtiyacım Var!

İkizlerin odalarını geçen ay ayırdığımızdan bahsetmiştim. Artık benimle uyumuyorlar ancak gece boyu üç dört defa kalkmam gerekiyor. Her ne kadar odalarında uyumaya alışsalar da yok susadım, yok çiş geldi, yok karanlık oldu, yok köpek havladı gibi bahanelerle beni uyandırmayı ihmal etmiyorlar. Hal böyle olunca uykusunu alamayan ben sabah göz altlarında mor halkalarla arz-ı endam ediyorum :/

Bu durumu en azından minimuma indirip küçük hasarlarla atlatmak üzere, göz altındaki mor halkalarla savaşmak için iyi bir ürün tavsiyesi istiyorum. Açık tenli ve normal cilt tipine sahip olduğumu da belirtmeliyim sanırım. İkizler beni Keloğlan'daki yaşlı cadıya dönüştürmeden bu konuya bir çözüm bulmalıyım.

Herkese bol kozmetikli günler!

25 Ekim 2013 Cuma

İkizlerle Şehir Kuruyoruz :)


Bu fotoğrafı dün akşam facebook sayfamızda paylaşmıştım. Şehir kurma oyunumuzdan burada da bahsetmek istedim. Hep görüyordum orada burada hazır kurulmuş oyuncak şehirler, caddeler, çiftlikler, köyler. Ancak oyuncakçıdaki fiyatlara bakınca bu plastik nesnelere bu kadar para vermeye değer mi diye de düşünmeden edemiyordum. En son Mothercare'in indirim kataloğunda benzeri bir şehir setine rastladım. Ürünün normal fiyatı 109,90 TL idi, indirimli fiyatı ise 79,00 TL. İkizlerin bu oyuncakla sıcağı sıcağına en fazla iki gün  oynayıp sonrasında ardiyede en güzide köşeye yerleştirileceğini göz önünde bulundurursak, bu fiyat oldukça fahiş idi. Ben de her zamanki gibi kartonlarıma, kuru boyalarıma ve daha önce alınıp unutulmuş olan araba, insan ve ağaç setlerimize sarıldım!

Önce beyaz karton üzerine trafik lambası, yaya geçidi, ev, trafik işaretleri gibi bir iki figür çizdim ve ikizlerin bunları boyamasını sabırla bekledim. Ardından yine mothercare'den almış olduğumuz plastik insanlarımızı, joker mağazalarından aldığımız araba setlerimizi ve toyzzshop'tan aldığımız ağaç setimizi yerleştirdik. Sonrası kolay.İnsanları karşıdan karşıya geçirdik, arabaları son anda çarpışmaktan kurtardık, kimileri ağaçların arasında köpeğini gezdirirken kimileri evinin yolunu tuttu, bir ara trafik sıkıştı çözemedik falan...yani herkes kendince bir öykü dillendirdi :)

Bu şekilde hem iş-teknik dersimize katkıda bulunduk, hem trafikle ilgili yararlı bilgiler edindik hem de çok güzel bir oyun oynamış olduk. Daha yetenekli anneler, şehir setini keçe kullanarak da yapabilir. Eminim daha eğlenceli olur!

Herkese bol oyunlu günler...

23 Ekim 2013 Çarşamba

Sevgili Günlük #11

Sevgili Günlük,

Kötü havalarda ikizlerimle iş-teknik dersi çalışmalarımız devam ediyor. Ancak bugünlerde ikizler "benim kartondan ya da el-işi kağıdından her şeyi yapabilme gücüne sahip olduğuma" dair bir yanlış izlenime kapıldıkları kanısındayım. Gün geçtikçe benden yapmamı istedikleri (yürüyen robot, ağaca asılan maymun gibi) şeyler benim kapasitemi aşmaya başladı.  Neyse ki dikkatlerini başka yöne çekebiliyorum, ayrıca makas ve uhu kullanmak için birbirleriyle yarışmaları da görmeye değer doğrusu!


Geçen haftalarda yine karton çalışmalarımız esnasında Ege için kocaman yeşil bir timsah yaptık.


Ve Deniz için de bol şaçlı sakallı koca kafalı sarı bir aslan yaptık :)
                                       
Güzel havalarda kendimizi yine dışarılara attık. Mahalledeki kırtasiye ziyaretini neredeyse rutin haline getirdik.

Geçen hafta giderken yol boyunca bize sırnaşan minik kediyle biraz oyun oynadık; 


Ayrıca yol kenarında birikmiş suda boğulmak üzere olan bir arının da hayatını kurtardık :)


Bu arada uzun zamandır bir film izlemediğimi hatırlayan bendeniz çok sevdiğim bir romantik komedi olan Kiralık Sevgili'yi bir kez daha izledim. 

Fotoğraftaki CD kapağı sizi aldatmasın, filmin adı Düğün Tarihi değil. Üniversite yıllarımdan kalma korsan CD'nin hazırlayıcıları öyle görünüyor ki tercüme konusunda döktürmüşler :)) Öyle sanatsal değeri olan ya da olağanüstü performanslı bir film değil ama nedense bu filmi izleyince kendimi iyi hissediyorum; hani başucu kitapları vardır ya, bu da benim başucu filmim gibi bir şey:) Film'de geçen Craig David'in Walking Away şarkısını da dinlemediyseniz tavsiye ederim.


21 Ekim 2013 Pazartesi

Ve Karşınızda Çekiliş Talihlimiz :)

Herkese tekrar merhabalar. Çekilişi kazanan arkadaşımızı belirlemiş bulunuyorum ve şimdi sizlerle paylaşacağım.

Öncelikle talihliyi nasıl belirlediğimden söz edeyim. İlk olarak bütün katılımcıların adlarını katılım sıralarına göre numaralandırarak bir liste yaptım...


Ardından random.org sitesine girip 1 ila 21 katılımcı arasından şanslıyı belirlemek üzere büyük bir heyecanla butona tıkladım...


Hemen ardından bu sefer daha büyük bir heyecan ile listeme dönerek 10. sırada kimin bulunduğuna baktım! Ve işte karşınızda kazanan arkadaşımız :))


Kedimin Hobi Defteri'nin sahibesi sevgili Miyav kedicik'i yürekten tebrik ederim. Özlem hanımcığımın adresi daha önceki kitap takasımız (ve kendisinin gönderdiği birbirinden güzel hediyeler) vesilesiyle zaten bende mevcut. Hemen kendisi ile temasa geçerek bilgileri teyit etmeye koşuyorum :)

Bir sonraki çekilişimizde görüşmek üzere :)







1. Kitap Çekilişim Kapanmıştır :)

Evet arkadaşlar, sayenizde sadece üç gün içinde çok güzel katılım oldu bence. Pazartesi son gün demiştik ve çekilişimizi kapatma vakti geldi. Bundan sonraki katılımları ne yazık ki kabul edemeyeceğim. Geç kalıp da fırsatı kaçıranlar hiç üzülmesin, bu tür etkinlikleri tekrarlamak niyetindeyim :)

Herkese bir kez daha bol şans diliyorum. Çekiliş sonucunu bir aksilik olmazsa yarın bildirmiş olacağım.

Sevgiler...

19 Ekim 2013 Cumartesi

Bugün Ne Pişirsem Derdi !


Mutfakta pek başarılı olmadığımı paylaşmıştım çoğu kez. Kendim yemek seçen bir insanım, ikizler de bu konuda ne yazık ki bana çekti. Her şeyi yemiyorlar. Biri bir yemeği severken diğeri ondan nefret ediyor. Hal böyle olunca ya ne pişireceğimi şaşırıp kara kara düşüncelere dalıyorum ya da peşi sıra aklıma gelen dört beş tür yemeği pişirip kim ne isterse onu yesin diyorum. Her ikisi de çok yorucu oluyor. Geçenlerde (ki fotoğrafta tarih belli) yumurtalı pırasa pişirdim yeni aldığım seramik tenceremde. Kendim yaptım diye söylemiyorum ama o kadar lezzetli oldu ki anlatamam. Tencerenin hikmeti mi acemi şansımı yoksa her ikisi de mi bilemedim doğrusu :) Gelin görün ki ikizler tadına bile bakmadı :(

Bu arada tencere Cem marka petekli seramik, Tepe Home'dan indirimli olarak 52 TL'ye aldım. İhtiyacı olanlara duyurulur!


18 Ekim 2013 Cuma

Kitap Çekilişi ~ Tanrıların Gözdesi - KAPANDI


Herkese Merhaba, okumayı seven biri olarak uzun zamandır bir kitap çekilişi yapmayı planlıyordum. Kısmet bugüneymiş :) Tanrıların Gözdesi kitabını bu yaz D&R'dan almıştım, o kadar zaman geçmesine rağmen kendisine nedense elim gitmedi. İnanın daha jelatinini bile çıkarmadım. Hal böyle olunca kitabı okumayı seven bir başka talihliye hediye etmek istedim. Kazanan arkadaş kitabı okuduktan sonra beğenip beğenmediğini bana da söyler artık :))

Çekilişim için herhangi bir şartım yok. Elbette beni izlemeye alırsanız sevinirim, sonuçta hepimiz daha çok insan tanımak ve daha çok paylaşımda bulunmak için buradayız ancak izlemeye almak çekilişin bir şartı değil! Yorum kısmına sizinle kolaylıkla temasa geçebilmem için kullanıcı adınızı ve mailinizi bırakmanız benim için yeterli. Bir de isterseniz sevdiğiniz bir kitabı benim de okuyabilmem için bana önerebilirsiniz. Bu da sizin tercihinize kalmış.

Uzun vadeli çekilişlerden inanın hiç hoşlanmıyorum. Her şey bir an önce olsun bitsin diyen birazcık sabırsız biriyim galiba : ) Bu nedenle katılım bu duyurunun yayınlanmasından itibaren resmen başlayacak ve 21 Ekim Pazartesi günü sona ermiş olacak. Kargo ücreti bana ait. Yurtdışı katılımları ne yazık ki kabul edemiyorum, bilginiz olsun. Talihliyi random.org ile belirleyeceğim. Olur da beceremezsem, kağıtlara yazıp ikizlere kura çektiririm artık.

Herkese bol okumalı günler diliyorum.


15 Ekim 2013 Salı

İkizlerle Sinema Keyfi ~ Çılgın Hırsızlar 2


Bayramın ilk günü geldi çattı. Sabahın köründe uyandık, uzak yakın bütün akrabaları arayıp hal hatır sorduk, bayramlaştık. Güzel havayı bir vesile bilip kendimizi sokaklara atalım dedik. İkizler AVM'ye gidelim diye tutturdular. Eşim ve bense AVM görünce kusma isteğiyle savaşır duruma geldik artık. Yine de kıramadık onları önce Kanyon alışveriş merkezinde güzel bir öğle yemeği yedik. Ardından oyuncakçılarda vakit geçirip ikizlere bayram hediyesi oyuncaklar aldık. Sonra Metrocity'e geçtik. Orada da hadi bir çılgınlık yapalım diyerek ikizlerle ilk kez sinemaya girmeye karar verdik. Zaten günlerdir "sinemaya gidelim mi anne?" diye başımın etini yiyen ikizler bu haber karşısında sevinçten hava uçtular. Çılgın Hırsızlar 2 filmine dört bilet aldık ve salon 5'in yolunu tuttuk :) 




Ben başlarda pek bir gerildim; ya mızmızlanırlarsa, ya yarısında biri çıkmak biri kalmak isterse, ya filmi beğenmezlerse, ya karanlıktan korkarlarsa, falan filan. Allah'a şükür korktuklarımın hiçbiri başımıza gelmedi. Belki ilk defa gittikleri için çok farklı gelen ortamı iyice keşfetmek istediler, belki salonun rahatlığı (onlara çift kişilik koltuk düştü) onları cezbetti, belki filmin gerçekten çok eğlenceli oluşu zihinlerini oyaladı ya da Rabbim bana acıdı da bayram bayram bir kıyak geçti. Asıl neden ne olursa olsun, koca bir patlamış mısırı katur kutur yiyerek çok keyifli zaman geçirdik. Bize maşallahlar yollamanızı ve devamının gelmesi için dualar etmenizi rica ediyorum :))

Umarım herkesin bayramı bizimki kadar eğlenceli geçiyordur!

14 Ekim 2013 Pazartesi

Bayram Alışverişim :)

Alışveriş için her zaman bir bahanemiz vardır. Ya doğum günümüzdür, başkalarından hediye gelmeden önce kendi kendimize hediye alırız; ya kadınlar günüdür, bu günü muhakkak alışverişle taçlandırmalıyız; ya kendimizi kötü hissediyoruzdur, depresyona en iyi ilaç yine alışveriştir; ya bayram ya da seyrandır :) Benimki de o hesap...Alışverişimin bayram ile uzaktan yakından herhangi bir ilişkisi bulunmamasına rağmen adı Bayram Alışverişi :))


Bu fotoğrafta aldıklarımı toplu olarak gösterdim. Aşağıdaki fotoğraflarda neler aldığıma tek tek bakalım :)


Balm'ın Nude' Tude far paleti. Kendisiyle ilk görüşte aşk yaşadık ve Gratis mağazası indirime girer girmez ilk önce onun üzerine atladım!


Benri marka makyaj temizleme pamuğu hepimizin vazgeçilmezi oldu bu aralar. Zaten eve bir kaç paket depoladığımdan bu indirimden sadece bir adet aldım.


Rimmel marka Kate 102 nolu ruj. Bu da Watsons ganimetlerimden. Kendisi 12 liradan 6 liraya düşmüştü. Çok makyaj yapan biri olmamama rağmen alıp eve depolamayı seviyorum :)


Bunlar da dişçi de çektiğim kanal tedavisi ıstırabımı bir nebze olsun dindirmek için yerel bir takıcıdan aldıklarım. Her biri 5 lira.


Haftasonu D&R'a uğradım ve yine elim boş çıkmadım. Daha önce hiç Füruzan okumamış olan ben kısmetse kendisiyle bu yakınlarda tanışacağım. Kalem ise Faber Castel marka Notebook kırtasiyesinden...

Cüzdanımdakiler suyunu çekmeden bahane silsilem tükenmiş olur umarım! Herkese mutlu bayramlar diliyorum :)