21 Temmuz 2017 Cuma

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göremeyip değeri ölümünden sonra anlaşılan bir yazar. Hatta değeri sonradan öyle çok anlaşılmış ki kendisinin yazdığı kitaplar basılmakla kalmamış, kitaplarını temel alan başka başka eserler (uyarlamalar/adaptasyonlar) yazılmış; yetmemiş eserleri ve adaptasyonları beyaz perdeye de uyarlanmış. 18 Temmuz yazarın 200. ölüm yıl dönümüydü ve bu vesileyle yazar özellikle İngiltere'de çeşitli etkinliklerle anıldı. Gerçekleştirilen etkinliklere göz atmak isterseniz, etkinlik listesi (İngilizcesi) için TIK TIK...

Kitaplarını (ve uyarlanmış filmlerini) çok sevdiğim yazarı ben de anmazsam hatırı kalırdı :) Bu yüzden geçtiğimiz hafta boyunca Jane Austen'la ilgili kitaplar, dergiler, DVD'ler döküldü ortaya. 

Öncelikle şunu belirteyim, Sabit Fikir dergisinin Temmuz sayısının kapak ve ana dosyası sevgili yazarımıza ayrılmış. Hemen bir tane edindim ve keyifle okudum. Siz de bir J.A. (yazar buradan itibaren J.A. olarak anılacaktır :)) fanı iseniz bu sayıyı kaçırmayın derim.

Gelelim en'lere:

En sevdiğim J.A. kitabı: Kendi yazdıkları arasında Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice). Aşk ve Gurur başlığıyla da görebilirsiniz.
En sevdiğim J.A. temalı kitap: Jane Austen Kitap Kulübü (Filmi de oldukça eğlenceli.)
En sevdiğim J.A. filmi: Pride and Prejudice (Fragman için TIK TIK. / Bride and Prejudice (Bollywood uyarlaması; fragman için TIK TIK / Becoming Jane (Fragman için TIK TIK.)


En sevdiğim J.A. karakterleri:
Kadın: Elizabeth Bennet
Erkek: Fitzwilliam Darcy (Nam-ı diğer Mr. Darcy)

Siz de bu hafta sona ermeden sevgili Jane'i anmak için raftan bir film ya da DVD çekin ve keyifli bir kaç saat geçirin :)

Daha uzun yazmak isterdim ama ayırmam gereken bir kardeş kavgası baş gösterdi :D

Herkese keyifli okumalar...

Boş Defter

20 Temmuz 2017 Perşembe

Amanın Da Amanın Kim Gelmiş?! (Kitap Alışverişi)

Kitap kargolarını makasla açabilecek kadar sabırlı olan insanlara hep hayranlık duymuşumdur. Zira ben kargo içeri kabul edilir edilmez saldırıp kutuyu parçalayanlardanım :) Tutarlılığı bozmamak adına dün gelen kargo kolisini de fotoğrafta görüldüğü gibi (ve sanki içinde hangi kitaplar olduğunu bilmiyormuşum gibi) parçalayarak açtım. Kitapkolikler bilir, ilk açılma anındaki heyecan ve mutluluk ikilisini en baba sporlarda (bungee-jumping olsun, paraşüt atlama olsun) bile tadamazsınız!

Okuyacağım kitapları genellikle online sipariş ediyorum ama arada mağazalardan da aldığım olmuyor değil. Nisan ayından bu yana gerek mağaza indirimlerini yakaladığımdan, gerekse kitap dostlarından ödünç aldığımdan okunmayı bekleyen bir kulem vardı. Temmuz başında bu kuleyi eritmeyi başardığım için yeni bir kitap siparişi ile kendimi ödüllendirdim ve böylece eritecek yeni bir dağım oldu :D

Kitap siparişi verirken genelde aynı tür şeyler almamaya çalışıyorum. Çocuk gelişimi, kişisel gelişim, roman, vb. gibi ortaya karışık bir seçki oluşturuyorum. Farklı ülke edebiyatlarına yer vermeyi de seviyorum. Şu aralar Japon edebiyatı (Murakami sağolsun) favorim! O halde lafı fazla uzatmadan neler almışım bir göz atalım...

1) Doğadaki Son Çocuk (Bu kitabın bir ara baskısı tükenmişti. Yeniden mevcut olduğunu görünce hemen aldım. Okuyan herkes 'muhakkak okumalısın' demişti çünkü, siz ne dersiniz?
2) Yokyer (Neil Gaiman merak ettiğim bir yazar. Tanışma vakti gelmişti! Pişman olur muyum acaba?)
3) Animal Trieste (Monika Maron'un daha önce Acayip Bir Başlangıç kitabını okumuş ve çok sevmiştim. Bunun üzerine yazarın diğer kitaplarını da almaya karar verdim. Benim için ikinci bir Alejandro Zambra vakası olabilir. Zira onun kitaplarına da tutulmuş ve hepsini edinmiştim.)
4) Yaşamak (Bu kitap hakkında hiçbir bilgim yok. Ig'de, kitapçılarda gördüğüm ve arka kapak yazısını bile okumadan benim olmasını istediğim bir kitap. Bazen okumak da riskli olabilir ;)
5) Basit ve Mutlu Yaşam (Bu aralar sadeleşme (decluttering), minimalizm gibi kavramlar çokça ilgilimi çekiyor. Kitap kapağının şirinliği de eklenince sepete giriverdi. Ama bu kitap hakkında çok olumlu yorumlar okudum. Umarım beklentilerimi karşılar.)
6) Karanlıktan Sonra (Tabii ki her alışveriş sepetimin olmazsa olmazı Murakami. Şu an en sevdiğim yazarlar arasında. Okumadığım 2-3 kitabı kaldı zaten. Onları da alınca külliyat tamamlanacak. Yalnız yazarın yazma hızı benim okuma hızımın epeyce üzerinde, yetişmekte zorlanıyorum :D
7) Seyit Onbaşı (Bu çocuklara Türk tarihindeki belli başlı kahramanları anlatan bir dizi aslında. Bu kitabı yeğenim için aldım. Okulda Seyit Onbaşı'nın adını duymuş ve her nedense takılıp kaldı. Sürekli ondan bahsedip duruyor. Belki biraz daha detay öğrenirse kafası rahat eder diye düşündüm :)) Elbette kitabı vermeden önce ikizlerle okuduk. Sıkça yapılmış tekrarlar haricinde çocuklara tarih anlatırken faydalı olabilir. )

Bu arada kitapları 15 tl'lik indirim kuponum olduğu için bu ay D&R'dan sipariş ettim, böylece 7 kitap çok uyguna gelmiş oldu. İçlerinde okuduğunuz varsa yorum isterim. Siz son zamanlarda hangi kitapları aldınız paylaşırsanız sevinir, hatta aklıma yatanları not alırım ;)

Bol kitaplı günler...

Boş Defter

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Canavarın Çağrısı ~ Korku ve Hüzün Bir Arada


Çok uzun bir aradan sonra yeniden merhaba! Aslında niyetim yıllar önce unutulmuş (3 yıl kadar olmuş) blog'uma şöyle bir bakıp çıkmaktı. Ama o da ne?! Sayfayı açar açmaz bir bakmışım yeni bir yazı giriyorum :) Özleyenler parmak kaldırsın o halde :))

Her ne kadar vakitsizlikten ya da tembellikten blog aleminden uzak kalsam da, instagramda bir şekilde sürdürülebilirlik sağladık sanırım. İkizlerle birlikte yaptığımız etkinlikleri, gezdiğimiz yerleri, okuduğumuz kitapları, oynadığımız oyunları fırsat buldukça ig'de paylaşmaya çalışıyorum. Takipçi dostlar ne der, ne düşünür bilemem ama ig benim için güzel anların kaydını tuttuğum bir nevi günlük oldu.

Eee hadi o zaman dün akşam bitirdiğim bir kitap yorumuyla açılışı yapalım, ne dersiniz? Hazırsanız kesiyorum kurdeleyi :D Sevgili Esra tanıştırdı beni Canavarın Çağrısı (A Monster Calls) kitabıyla. Tanıştırmakla kalmadı, okumam için ödünç de verdi. Tudem Yayınları'ndan çıkan kitap edebiyat türü olarak roman başlığı altında sınıflandırılmış. Roman türü olarak da korku-gerilim kategorisinde. Ancak Patrick Ness tarafından yazılan bu kitabı okurken korkmak yerine hüznün dibine vuracağınız ve hatta kitabın sonlarına doğru gözyaşlarınızı tutamayacağınız garanti (yani bende böyle oldu)! Spoiler verip de okuma keyfinizi bozmak istemem ama arka kapak yazısına şöyle bir göz atarsanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanırım...


Kitapta en sevdiğim satırlar şunlar oldu: "Yaşam kelimelerle yazılmaz...Eylemlerle yazılır. Ne düşündüğün önemli değil, ne yaptığın önemli." 

Kitabın güzel yanları: Kalbe dokunan bir hikaye;sürükleyici, yalın bir dil, konusuyla uyumlu siyah-beyaz (ürpertici) çizimler.
Kitabın kötü yanları: Tek sorun baskı şeklindeydi sanırım. Kitap o kadar ağır ki çantada taşımak pek olası değil. Hatta okurken kucağıma koyduğumda bile rahatsız etti. Ama gülü seven dikenine katlanır diyor ve bu ufak ayrıntıyı görmezden gelebiliyoruz :D

Kitabın fiyatı hakkında da bilgi vereyim. Kitap mağazalarda 33 TL, online mağazalardan ise 22,95 TL gibi daha indirimli bir fiyata bulabilirsiniz.

Bu yazıyı girmek için sahip olduğum 15 dakikanın sonuna gelmiş bulunuyorum :)) Gitmeden kitabın filme de uyarlandığını söyleyeyim. Fragmanına göz atmak isterseniz  TIK TIK ...

Herkese bol kitaplı günler diliyorum.

Boş Defter

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...