Ana içeriğe atla

Canavarın Çağrısı ~ Korku ve Hüzün Bir Arada


Çok uzun bir aradan sonra yeniden merhaba! Aslında niyetim yıllar önce unutulmuş (3 yıl kadar olmuş) blog'uma şöyle bir bakıp çıkmaktı. Ama o da ne?! Sayfayı açar açmaz bir bakmışım yeni bir yazı giriyorum :) Özleyenler parmak kaldırsın o halde :))

Her ne kadar vakitsizlikten ya da tembellikten blog aleminden uzak kalsam da, instagramda bir şekilde sürdürülebilirlik sağladık sanırım. İkizlerle birlikte yaptığımız etkinlikleri, gezdiğimiz yerleri, okuduğumuz kitapları, oynadığımız oyunları fırsat buldukça ig'de paylaşmaya çalışıyorum. Takipçi dostlar ne der, ne düşünür bilemem ama ig benim için güzel anların kaydını tuttuğum bir nevi günlük oldu.

Eee hadi o zaman dün akşam bitirdiğim bir kitap yorumuyla açılışı yapalım, ne dersiniz? Hazırsanız kesiyorum kurdeleyi :D Sevgili Esra tanıştırdı beni Canavarın Çağrısı (A Monster Calls) kitabıyla. Tanıştırmakla kalmadı, okumam için ödünç de verdi. Tudem Yayınları'ndan çıkan kitap edebiyat türü olarak roman başlığı altında sınıflandırılmış. Roman türü olarak da korku-gerilim kategorisinde. Ancak Patrick Ness tarafından yazılan bu kitabı okurken korkmak yerine hüznün dibine vuracağınız ve hatta kitabın sonlarına doğru gözyaşlarınızı tutamayacağınız garanti (yani bende böyle oldu)! Spoiler verip de okuma keyfinizi bozmak istemem ama arka kapak yazısına şöyle bir göz atarsanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanırım...


Kitapta en sevdiğim satırlar şunlar oldu: "Yaşam kelimelerle yazılmaz...Eylemlerle yazılır. Ne düşündüğün önemli değil, ne yaptığın önemli." 

Kitabın güzel yanları: Kalbe dokunan bir hikaye;sürükleyici, yalın bir dil, konusuyla uyumlu siyah-beyaz (ürpertici) çizimler.
Kitabın kötü yanları: Tek sorun baskı şeklindeydi sanırım. Kitap o kadar ağır ki çantada taşımak pek olası değil. Hatta okurken kucağıma koyduğumda bile rahatsız etti. Ama gülü seven dikenine katlanır diyor ve bu ufak ayrıntıyı görmezden gelebiliyoruz :D

Kitabın fiyatı hakkında da bilgi vereyim. Kitap mağazalarda 33 TL, online mağazalardan ise 22,95 TL gibi daha indirimli bir fiyata bulabilirsiniz.

Bu yazıyı girmek için sahip olduğum 15 dakikanın sonuna gelmiş bulunuyorum :)) Gitmeden kitabın filme de uyarlandığını söyleyeyim. Fragmanına göz atmak isterseniz  TIK TIK ...

Herkese bol kitaplı günler diliyorum.

Boş Defter

Yorumlar

  1. Zinciri kırmışsın bak :) Devamı da gelir bence, haftada 1 15-20 dakika ayırsan pek güzel olmaz mı :)

    YanıtlaSil
  2. Evet Esracım, zincir kırıldı şükür :) Bakalım devamı gelecek mi? Çok istediğim gibi kendimi vererek planlı, yoğunluklu yazılar olmaz herhalde ama hiç yoktan iyidir :D

    YanıtlaSil
  3. Wuhuuu Hazancım bloğunu takibe almışım yazmasan da belki bir gün yazarsın umuduyla :)) Aaa bi de ne göreyim yazın düşmüş okuma listesine. Esra kadar uzun yazma ama :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısmet bugüneymiş Ülkü :)) İstesem de o kadar uzun yazamam, ikizler hayatta izin vermez :D Buralarda olmak güzel ama :)

      Sil
  4. Yahu kitaba yorum yapmayı unutmuşum heyecandan :)) Ağlama garantiliyse kesin okumalıyım. Dram ve ben birbirimiz için yaradılmışız adeta :)) Öperim Hazancım çok kadar tekrardan hoşgeldin iyi ki geldin ♥

    YanıtlaSil
  5. Oku muhakkak, pişman olmazsın ✌ Hoş buldukkkk 😊

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…