Ana içeriğe atla

Boş Durmuyoruz, Okuyoruz! :)


Kış yandan yandan asıl yüzünü göstermeye başladı. Haliyle bizler de hastalıklarla boğuşmaya, onlara göğüs germeye ve yer yer onlardan korkup evlerimizde inzivaya çekilmeye başladık. Tabii bu sırada boş durmadık. Evlerimizde neler yapabiliyorsak onlarla kendimizi oyaladık. Okuduk mesela. Tıp tıp cama vuran damlalar satırlara karıştı kimi zaman, bazen sayfalardaki buruk hikayelerin tadını yudumladığımız demli çayda bulduk ve bazen de uykusuz kaldık içine çekildiğimiz hikayelerin sonunu görebilmek adına...

Fotoğraftaki küçük kitap kulesi de işte kış günlerini doldurmak için inşa edilmiştir. Mesela Boş Koltuk okunmuş ve sindirilmiştir. Her ne kadar ilk 100 sayfada okuyucuyu sıkıntıdan boğup cinnete sürüklese de sonrasında kitap açıldıkça açılmış, okuyucuyu meraktan çatlatmış ve hüzünlü bir sonla bitmiştir. Çok fazla karakterin örümcek ağı misali bin bir noktadan birbirine bağlı olduğu bu kitapta kişiler arasında kaybolmadığınız sürece kış için ideal bir okuma.

Lütfen Anneme İyi Bak kitabının ortalarındayım şu aralar. Kitabı bitirmeden bir değerlendirme yapmak yakışık almaz ancak şimdiden çok etkilendim. Annemin hayatımdaki varlığı benim için sonsuz değerli ve ben de bir anne olarak çocuklarımın da benim için aynı şeyleri hissetmesini umuyorum elbette ve bunun için elimden geleni yaptığıma inanıyorum. Asıl yorumu kitabın bitimine saklayayım. Soğuk bir kış haftası da bu kitap eşlik etsin bana!

Ve sevgili Bit Palas! Bu kitabı sanırım üçüncü kez elime alıyorum ve yine kış mevsiminden medet umuyorum. Önceleri ilk 100 sayfayı okumayı başarmış olmakla birlikte, sanırım zamanlama açısından yanlış bir dönemdeydim, her seferinde yarım bıraktım. Elif Şafak sevdiğim bir yazar ancak bu kitapla neden bir türlü barışamadığımıza anlam veremiyorum. Hasılı kelam, soğuklardan kaçıp bu kitabın sayfalarının arasına sığınarak en nihayet kitabı tamamladığım günleri görmek istiyorum!

Yorumlar

  1. Boş Koltuk inanıklmaz merak ettiğim kitaplardan biridr.
    Ne zaman kitapçılarda görsem neyse bir daha ki sefere diyorum hep erteliyorum..
    Sayenizde almak farz oldu..:))
    Teşekkürler sevgiler..:))

    YanıtlaSil
  2. Ben de yazın aldığım kitabı okumayı hep ertelemiştim.
    Kısmet bu haftayaymış. Çok keyif aldım ben.
    Tavsiye ederim.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…