Ana içeriğe atla

Sevgili Günlük #11

Sevgili Günlük,

Kötü havalarda ikizlerimle iş-teknik dersi çalışmalarımız devam ediyor. Ancak bugünlerde ikizler "benim kartondan ya da el-işi kağıdından her şeyi yapabilme gücüne sahip olduğuma" dair bir yanlış izlenime kapıldıkları kanısındayım. Gün geçtikçe benden yapmamı istedikleri (yürüyen robot, ağaca asılan maymun gibi) şeyler benim kapasitemi aşmaya başladı.  Neyse ki dikkatlerini başka yöne çekebiliyorum, ayrıca makas ve uhu kullanmak için birbirleriyle yarışmaları da görmeye değer doğrusu!


Geçen haftalarda yine karton çalışmalarımız esnasında Ege için kocaman yeşil bir timsah yaptık.


Ve Deniz için de bol şaçlı sakallı koca kafalı sarı bir aslan yaptık :)
                                       
Güzel havalarda kendimizi yine dışarılara attık. Mahalledeki kırtasiye ziyaretini neredeyse rutin haline getirdik.

Geçen hafta giderken yol boyunca bize sırnaşan minik kediyle biraz oyun oynadık; 


Ayrıca yol kenarında birikmiş suda boğulmak üzere olan bir arının da hayatını kurtardık :)


Bu arada uzun zamandır bir film izlemediğimi hatırlayan bendeniz çok sevdiğim bir romantik komedi olan Kiralık Sevgili'yi bir kez daha izledim. 

Fotoğraftaki CD kapağı sizi aldatmasın, filmin adı Düğün Tarihi değil. Üniversite yıllarımdan kalma korsan CD'nin hazırlayıcıları öyle görünüyor ki tercüme konusunda döktürmüşler :)) Öyle sanatsal değeri olan ya da olağanüstü performanslı bir film değil ama nedense bu filmi izleyince kendimi iyi hissediyorum; hani başucu kitapları vardır ya, bu da benim başucu filmim gibi bir şey:) Film'de geçen Craig David'in Walking Away şarkısını da dinlemediyseniz tavsiye ederim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…