Ana içeriğe atla

İkizlerle Şehir Kuruyoruz :)


Bu fotoğrafı dün akşam facebook sayfamızda paylaşmıştım. Şehir kurma oyunumuzdan burada da bahsetmek istedim. Hep görüyordum orada burada hazır kurulmuş oyuncak şehirler, caddeler, çiftlikler, köyler. Ancak oyuncakçıdaki fiyatlara bakınca bu plastik nesnelere bu kadar para vermeye değer mi diye de düşünmeden edemiyordum. En son Mothercare'in indirim kataloğunda benzeri bir şehir setine rastladım. Ürünün normal fiyatı 109,90 TL idi, indirimli fiyatı ise 79,00 TL. İkizlerin bu oyuncakla sıcağı sıcağına en fazla iki gün  oynayıp sonrasında ardiyede en güzide köşeye yerleştirileceğini göz önünde bulundurursak, bu fiyat oldukça fahiş idi. Ben de her zamanki gibi kartonlarıma, kuru boyalarıma ve daha önce alınıp unutulmuş olan araba, insan ve ağaç setlerimize sarıldım!

Önce beyaz karton üzerine trafik lambası, yaya geçidi, ev, trafik işaretleri gibi bir iki figür çizdim ve ikizlerin bunları boyamasını sabırla bekledim. Ardından yine mothercare'den almış olduğumuz plastik insanlarımızı, joker mağazalarından aldığımız araba setlerimizi ve toyzzshop'tan aldığımız ağaç setimizi yerleştirdik. Sonrası kolay.İnsanları karşıdan karşıya geçirdik, arabaları son anda çarpışmaktan kurtardık, kimileri ağaçların arasında köpeğini gezdirirken kimileri evinin yolunu tuttu, bir ara trafik sıkıştı çözemedik falan...yani herkes kendince bir öykü dillendirdi :)

Bu şekilde hem iş-teknik dersimize katkıda bulunduk, hem trafikle ilgili yararlı bilgiler edindik hem de çok güzel bir oyun oynamış olduk. Daha yetenekli anneler, şehir setini keçe kullanarak da yapabilir. Eminim daha eğlenceli olur!

Herkese bol oyunlu günler...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…