Ana içeriğe atla

Bollywood Hayranları Günbegün Artıyor!



Geçenlerde haftalardır ilk kez elime film izleme fırsatı geçti. Ofis işlerini teslim etmişim, ev deseniz tertemiz; böyle fırsat bir daha bulunmaz diyerek tercihimi bir Hint filminden yana kullandım: Humko Tumse Pyaar Hai...Baş rollerini Arjun Rampal, Bobby Deol ve Amisha Patel'in paylaştığı bu filmi Türkçe'ye çevirecek olursak "Seni Çok Seviyorum" diyebiliriz. Buram buram aşk, nefret, dram, entrika, şarkı ve dans kokan klasik bir Bollywood filmi...zihni yormayacak, sizi bulunduğunuz andan çekip uzaklaştırcak ve tabii ki Hint kültürüyle bezeli her bir karede size görsel bir şölen sunacak tarzda...

Neyse ben büyük bir hevesle ikizlerimi öğlen uykusuna yatırıp geçtim bilgisayarın karşısına. Elimde çay fincanım ve kurabiye tabağım azami keyif yapıyorum. Filmin sonuna yaklaşmışım artık, otuz dakikası falan kalmış. Bir taraftan aşk üçgeni içinde yitip giden kadına acıyıp, diğer taraftan yarına ne yemek pişirsem diye düşünürken bir de baktım ikizler uyanmış. Hatta uyanmakla kalmayıp ikisi birden tıpış tıpış doğruca bilgisayarın karşısında yerlerini aldılar. Derken soru yağmuru başladı:

- Kadın niye ağlıyo anne?
- Çünkü bu adamı sevmiyor, ötekini seviyor.
- Hangi ötekini anne?
- Şu beyaz giysili olanı.
- Siyahlı kötü biri mi anne?
- Kötü değil ama kadın sevmiyor işte.
- Bak siyahlı kadına sarılıyo anne, artık iyi biri oldu.
- Zaten iyi biriydi oğlum.
- Hayır anne o kötüydü.
- Tamam dediğiniz gibi olsun, kötüydü iyi biri oldu artık.


Derken efendim filmin son karelerinde yıllar önce sevdiceğinin büstünü yapan kızcağızın sırrı ortaya çıkıyor ve üzerinde örtüyle gizlenmiş olan büst pat diye açılıveriyor. Hadi bakalım bir soru yağmuru daha:

- Anne bu iskelet nerden çıktı? (Burada iskelet ile kastettiği kurukafa)
- İskelet değil oğlum o büst!
- Üst mü? Hayır anne o iskelet bak kadın korktu ağlıyor.
- Korkmadı annecim, o sadece bir heykel. Kadın adamı sevdiği için ağlıyor.
- Hayır anne. Sen bilmiyosun kadın iskeletten korktu işte!
- Peki tamam. Pes ediyorum :/

Nihayet film sona erdi. Bu sefer de finalde çalan şarkıyı çok beğendiler ve beş-altı kez tekrar tekrar dinlediler. Arada derede bir kaçamak yapayım dedim onu da ikizlere sabote ettirdim işte :) Zaten biz ikizlerle oturup bir kaç Hint filmi daha izlersek, o kadar hayranlık beslediğim Hint sinemasından soğumam işten bile değil :)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…