Ana içeriğe atla

Arşive bir anı daha sakladık!

Bu hafta Erdek'ten Almanya'ya dönecek olan amcam ve yengem ikizlerimle biraz vakit geçirmek üzere üç günlüğüne bize uğradılar. İkizlerim misafire bayılır. Yeter ki ev kalabalık olsun, oyunlarına dahil edilecek daha çok insan olsun, şımartılsınlar, nazlansınlar, hoplasınlar, zıplasınlar...Sağolsunlar hem amcam hem de yengem bebişlerimin bir dediklerini iki etmezler. İkizler de bu durumdan yararlanmayı iyi biliyor doğrusu.

Çarşamba sabahı amcam tıraş olurken ikizler de pür dikkat onu izliyor. Babaları çok erken saatte tıraş olup evden çıktığı için pek alışkın değiller bu görüntüye. Bir meraklandılar ki sormayın. Ardından biri sordu hemen "amca ben de tıraş olabiler miyim mi?", diğeri de atıldı peşi sıra "ben de olabiler miyim mi amca? Ben de ben de!". Tabii amcam kolları sıvayıp ikizlerimin ilk sakal tıraşlarını gerçekleştirdi. Allahtan berberler gibi ilk tıraş parası da almadı bizden sağolsun :)




Sonuçta yukarıdaki görüntüler çıktı ortaya. Çok ama çok eğlendiler. Unutamayacakları çok değerli bir anı oldu onlar için :)

Yorumlar

  1. ay bunlar çok tatlı olmuslar yenir bunlar ya :) ne guzel bı anı olmus onlar ıcın cok eglenmıslerdır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de nasıl eğlendiler anlatamam...buyrun yemeğe bekleriz :D

      Sil
  2. Allahım maşallah diyorum..:))
    Nasıl unutulmaz bir an olmuş.. Allah inşallah oğluşlarınızın mürüvvetini de göstersin..:))
    Çok selam ve sevgiler..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah, hepimiz için aynı dua ve dilekleri paylaşıyorum.
      Çok teşekkürler.
      Sevgiler.

      Sil
  3. Maşallah, gerçekten pek şeker olmuşlar:)
    Güzel ve keyifli anlar kıymetlidir.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…