Ana içeriğe atla

Yine Çadır, Yine Çıldır!


Nedir bu çocuklardaki çadır tutkusu anlamadım gitti. Geçen kış bahsetmiştim neredeyse her akşam sandalye ve çarşafları kullanarak çadır yapıyor ve içerisinde oynuyorduk. Bu arada oyuncak odasındaki gerçek oyun çadırı boş boş duruyordu. Nedense onun içinde oynamak cazip gelmiyordu. Ben de yaza girer girmez ilk iş çadırı söküp kaldırdım. Hem oda ferahladı hem ben!

Ama o da ne, çadır kalkar kalkmaz sandalye ve çarşaflarla yaptığımız çadır beğenilmez oldu. Tutturdular "çadır da çadır". "Yavrularım oynamıyordunuz, ben de kaldırıverdim. Kışa yine kurarız." "Hayır efendim. Çadır da çadır."

Karşılıklı allem ettik kallem ettik nihayetinde rekabet benim galibiyetimle sonuçlandı. Nasıl mı? Her zaman yaptığımız çadıra bir kaç renkli mandal ve bir kaç parça plastik tel ekleyerek dikkatlerini cezbetmeyi başardım :) 2 yıldır kullanılmadan boş boş duran oyun çadırlarını da kısmetse kışa tekrar kuracağım. Ona da bir kaç düğme ve çıt çıt ekledik mi eminim içinden çıkmazlar :) Pratik annelere duyurulur !

Yorumlar

  1. annelere eziyet, çocuklara eğlence :) ben de çok severdim çadır yapmayı mandallarla, kardeşimle her yeri dağıtırdık. hala da çok seviyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Hem de ne eziyet...Allahtan eğlenceli de :)

    YanıtlaSil
  3. Ayyy :) kolay gelsin size

    YanıtlaSil
  4. Bende de vardı o çadır merakı. Hele köydeysek! Dışarıya yapalım diye tutturuyorum :D

    YanıtlaSil
  5. anne olmaktan korkmaya başladım :(
    ben hiç beceremem çocuklarla oynamayı 9 tane yeğenim var, 1 iyle de oynamadım yahu... öptüm sevdim ağladılar bıraktım gittim...
    şimdi 7 aylık hamileyim ve 1 oğlum olacak kısmetse, ne edeceğim ben :) :s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanın her şey içgüdüsel olarak gelişiyor. Anne olunca bir de bakmışsınız evin hokkabazı siz oluveryorsunuz. Hiç ama hiç korkmayın :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…