Ana içeriğe atla

Okuyorum...şey yani okumaya çalışıyorum!



Bir kitap okuma teşebbüsüm ile tekrar karşınızdayım. Saat olmuş 20:45. Koca bir günü geride bırakmışım. Eşim çocukları alıp parka çıkarmış, bunun üzerinden bir buçuk saat geçmiş. Hala dışarıdalar. Ben bu arada evi süpürüp silmiş, mutfağı toplamış ve çamaşırları asmışım. Baktım hala gelen giden yok vanilya aromalı kapiçinomu hazırlamışım. Onu yalnız bırakmak istemeyen Rulokat kutusu peşimize takılıp taa salona kadar gelmiş. Ne eksik diye düşünüyorum...Okunacak bir kaç satır hiç fena olmazdı hani! Bir kaç gün önce başladığım roman: Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım. D&R'ın indiriminden kaçırılmamış bir fırsat. Ancak elli sayfa kadar okuyabilmişim. Hoş rayihalı içeceğime neden eşlik etmesin ki diye düşünüyorum. Düşüncelerimdeki öğeleri bir bir masaya taşıyorum. Kitabın kapağını henüz açmışım. Fincanım elimde daha tek yudum çekememişim. O da ne? Kapı zili mi? Yok canım komşununki çalıyor. Hayır, kendini kandırma, kalk hadi kapı çalıyor!! Çocuklar dönmüş olmalı. Kitabı kaldırmalıyım hemen, yırtıp bana hediye olarak geri verme kapasiteleri yüksek. Fincanı yüksek bir yere kaldırmalıyım, hala çok sıcak. Rulokat'ı görmesinler, yemekten önce ıvır zıvır olmaz. Hayali kurulan öğeler bir bir geri taşınıyor...

Eh işte! Böyle vıdı vıdı kafanın içine konuşacağına içip okusaydın ya! :)

Yorumlar

  1. O zaman baba ve ikizler için hemen bir haftasonu programı yapmak gerek :)Keşke çocuklar biraz erken uyusa, yazılarınızdan okuduğum kadarıyla hep geç yatıyorlar :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu haftasonumuz dolu ama bir dahakine olablir :)
      Geç değil aslında yazın 22.30'da kışın da 21.30'da yatıyorlar. Artık üç yaşını geçtiler. 2 saat öğlen uykuları da var. Normal diye düşünüyorum...

      Sil
  2. çok hoş bir post olmuş yazınız çok içten :) bu arada bende bloguma beklerim canım :)

    YanıtlaSil
  3. Rulokat bayılırım ! Keyifle okudum yazını sevgiler :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keyif almana sevindim...
      Teşekkürler & Sevgiler.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…