Ana içeriğe atla

Hindistan'dan Gelen Doğum Günü Hediyem!

Beni tanıyanlar bilir...Hint kültürüne, Hindistanlılar'a karşı özel bir ilgim, sempatim vardır. Film izleyeceksem önce Bollywood filmlerine zaman ayırırım, müzik dinleme şansım olursa sadece Hint müzikleri dinlerim ve Hindistan'la sınırlı kalmayıp dünyanın dört bir yanına dağılmış Hintli arkadaşlara sahibim...öyle ki yüz yüze görüştüğüm, samimi olduğum, arkadaş diye nitelediğim insanlar doğum günümü hatırlamazken, mekan olarak uzakta bulunan ama gönül bağını hiç koparmayan Hintli dostlarım bu sene de beni şaşırtmayı bildiler :)

Dün akşam küçük bir kutlamayla sona erdirdik doğum günümü...gerçi kutlamayı ikizler üzerlerine alındı ve bütün gece iyi doğdun Deniz ve Ege diye gezindikten sonra pastanın mumlarını büyük bir keyifle söndürdüler.

Ve ertesi gün postacı kapıyı kaç kez çaldı bilmiyorum (zira ben o dakikalarda kırtasiyeye kadar gitmiştim) ama içeri girer girmez masanın üzerinde duran büyük yeşil zarfın benim için olduğunu sezdim :)

Aceleyle açtığım zarftan çıkanlar beni o kadar mutlu etti ki, hislerimi kelimelere dökmem çok zor. Benim için özel olarak Hindistan'daki tarihi açıdan önemli mekanları fotoğraflamış ve arkalarına da bu yerlere dair bana açıklayıcı kısa notlar düşmüş canım arkadaşım. Ne kadar sevindiğimi siz tahmin edin artık!


Bu fotoğrafta Taj Mahal, Lotus Tapınağı, Amber Kalesi ve Altın Tapınak görünüyor...


Bu görselleri daha düzgün çekebilirdim aslında ama ikizlerimin huzursuz zamanına denk geldi, sonra da bir daha fırsat olmadı. Canım arkadaşıma bir de buradan teşekkür ediyorum. Tabi bu satırlar ona bir şey ifade etmeyeceği için bir de kendi dilinde teşekkür etmekte fayda var...

Terenaam, bahut bahut shukriya :)

Yorumlar

  1. Güzel duygular bunlar. İçi coşar insanın:)

    YanıtlaSil
  2. Ne hoş bir sürpriz olmuş :) Nice senelere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle oldu gerçekten...çok teşekkür ederim :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…