Ana içeriğe atla

Sevgili Günlük #6

Bu hafta öncelikle evi dağıtma temasını içeren bir radyo yapımı oyunumuz var. Nane ve Limon'u izlerken onların radyo istasyonu kurduğunu gören ikizlerim derhal harekete geçerek gerekli malzemeleri annelerinden temin edip küçük çaplı bir radyo istasyonu kurdular. "Hadi canım sende!" demeden önce fotoğrafımıza bir bakın lütfen...
Fotoğrafta sandalyenin üzerinde görülen kulaklıklardan müzik sesi geleceğini iddia ediyorlar, hem de ucunu herhangi bir yere takmadan :D

Bu haftanın bir sonraki sıkça başvurulan oyunu "Anne yemek yapalım mı?" başlıklı çanak çömlek oyunuydu. Mutfakta yemek yaparken onları oyalamanın en kolay yolu mutfak dolaplarını boşaltmalarına izin vermek sanırım. Evet, sonradan toplaması biraz uzun sürüyor ama en azında akşama üç çeşit yemeğim hazır oluyor :)


Ne pişirdiklerini soracak olursanız genelde çorba ve köfte :))

Bu hafta Caillou'lu kamp çadırımızı tekrar kurduk. Saklambaç oynarken çok işimize yarıyor. Bu sefer Keloğlancılık oynarken çadırı bir mağara olarak kullandık ve önünü kayalarla (yastıklarla) kapatarak mağaranın girişini bulmaya çalıştık.


Mağaranın içine atlarken arada bir kafaların tokuştuğu ya da birbirlerini ezdikleri de oluyor ama oyun oynarken o kadar da olur :)


Sevgili Anne, bu hafta sen kendin için neler yaptın diye sorarsanız, öncelikle alışverişe çıkıp kış indirimlerinden faydalandım. Sonra eski iş arkadaşlarımla buluşarak keyifli bir öğle yemeği yedim. Ve Anne Karenina filmini izledim. Tiyatro tadında olan bu acıklı hikayeyi elbette beğendim. Zaten başroldeki Keira Knightley'i her zaman sevmişimdir.

Bu hafta da bizden bu kadar....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…