31 Ekim 2013 Perşembe

Kahve Bahane Amaç Hediyeleşme!



Cansanat blog'unun sahibi kahve tiryakileri için çok güzel bir etkinlik düzenlemiş.Kahve, çikolata ve kitap meraklısı olarak bendeniz hemen etkinliğe koşuyorum. Diğer kahve tiryakilerini de bekleriz :))

28 Ekim 2013 Pazartesi

İkizlerle Parkur :)

Kışa hazırlık oyunlarına geçenlerde bir yenisini daha ekledik. Akşamın bir vakti sıkıntıdan patlamak üzere olan ikizlere iyice yorulmaları ve güzel vakit geçirebilmeleri için süper bir parkur hazırladım! Önce ütü masasını koltuğa yasladık. Üzerine enlemesine ve boylamasına artık kullanmadığımız beşik yataklarını yerleştirdik, ardından etrafa da koltuk yastıklarını yerleştirdik ki bir kazaya kurban gitmeyelim...





Peki bu oyun alanında neler yaptık? Önce popolarımıza geçirdiğimiz market poşetleriyle bir güzel kaydık. Parktaki kaydıraklardan çok daha eğlenceli ve hiç bir riski de yok! Sonrasında tırmanma ve tırmandığın noktadan geri yuvarlanma oyunu oynadık. Nasıl eğlendiklerini anlatamam. Oyun bittiğinde kan ter içinde kaldılar resmen. Tek sorunumuz 'Ben atlıcam, hayır ben yuvarlancam, hayır ben tırmancam' çekişmesi oldu. Belirli bir sırayı takip ederek onu da aştık şükür! Malzemelerini kolaylıkla temin edebileceğiniz bu güzel parkur oyununu sizlere da tavsiye ederim. Yatak yerine katlanmış yorgan veya kalınca bir battaniye de kullanabilirsiniz.

Herkese bol oyunlu günler :)

27 Ekim 2013 Pazar

Kitap Alışverişi ~ Eğer Yaşarsam!


Dün çocuklar için alışverişe çıktım. Bir kaç parça kışlık kıyafetle geri döndüm. Evde okunmayı bekleyen yığınla kitap varken D&R'a uğramadan da edemedim. Kendime sıkı tembihlerde bulunsam da yine elim boş çıkmadım ve Gayle Forman'ın Eğer Yaşarsam kitabını aldım. Henüz okumaya başlamadım ama  akşam kendi pişirdiğim mis kokulu kestaneler eşliğinde şöyle bir göz attım. Aranızda okuyan var mı? 


Göz Altı Mor Halkalarla Savaş / Tavsiyeye İhtiyacım Var!

İkizlerin odalarını geçen ay ayırdığımızdan bahsetmiştim. Artık benimle uyumuyorlar ancak gece boyu üç dört defa kalkmam gerekiyor. Her ne kadar odalarında uyumaya alışsalar da yok susadım, yok çiş geldi, yok karanlık oldu, yok köpek havladı gibi bahanelerle beni uyandırmayı ihmal etmiyorlar. Hal böyle olunca uykusunu alamayan ben sabah göz altlarında mor halkalarla arz-ı endam ediyorum :/

Bu durumu en azından minimuma indirip küçük hasarlarla atlatmak üzere, göz altındaki mor halkalarla savaşmak için iyi bir ürün tavsiyesi istiyorum. Açık tenli ve normal cilt tipine sahip olduğumu da belirtmeliyim sanırım. İkizler beni Keloğlan'daki yaşlı cadıya dönüştürmeden bu konuya bir çözüm bulmalıyım.

Herkese bol kozmetikli günler!

25 Ekim 2013 Cuma

İkizlerle Şehir Kuruyoruz :)


Bu fotoğrafı dün akşam facebook sayfamızda paylaşmıştım. Şehir kurma oyunumuzdan burada da bahsetmek istedim. Hep görüyordum orada burada hazır kurulmuş oyuncak şehirler, caddeler, çiftlikler, köyler. Ancak oyuncakçıdaki fiyatlara bakınca bu plastik nesnelere bu kadar para vermeye değer mi diye de düşünmeden edemiyordum. En son Mothercare'in indirim kataloğunda benzeri bir şehir setine rastladım. Ürünün normal fiyatı 109,90 TL idi, indirimli fiyatı ise 79,00 TL. İkizlerin bu oyuncakla sıcağı sıcağına en fazla iki gün  oynayıp sonrasında ardiyede en güzide köşeye yerleştirileceğini göz önünde bulundurursak, bu fiyat oldukça fahiş idi. Ben de her zamanki gibi kartonlarıma, kuru boyalarıma ve daha önce alınıp unutulmuş olan araba, insan ve ağaç setlerimize sarıldım!

Önce beyaz karton üzerine trafik lambası, yaya geçidi, ev, trafik işaretleri gibi bir iki figür çizdim ve ikizlerin bunları boyamasını sabırla bekledim. Ardından yine mothercare'den almış olduğumuz plastik insanlarımızı, joker mağazalarından aldığımız araba setlerimizi ve toyzzshop'tan aldığımız ağaç setimizi yerleştirdik. Sonrası kolay.İnsanları karşıdan karşıya geçirdik, arabaları son anda çarpışmaktan kurtardık, kimileri ağaçların arasında köpeğini gezdirirken kimileri evinin yolunu tuttu, bir ara trafik sıkıştı çözemedik falan...yani herkes kendince bir öykü dillendirdi :)

Bu şekilde hem iş-teknik dersimize katkıda bulunduk, hem trafikle ilgili yararlı bilgiler edindik hem de çok güzel bir oyun oynamış olduk. Daha yetenekli anneler, şehir setini keçe kullanarak da yapabilir. Eminim daha eğlenceli olur!

Herkese bol oyunlu günler...

23 Ekim 2013 Çarşamba

Sevgili Günlük #11

Sevgili Günlük,

Kötü havalarda ikizlerimle iş-teknik dersi çalışmalarımız devam ediyor. Ancak bugünlerde ikizler "benim kartondan ya da el-işi kağıdından her şeyi yapabilme gücüne sahip olduğuma" dair bir yanlış izlenime kapıldıkları kanısındayım. Gün geçtikçe benden yapmamı istedikleri (yürüyen robot, ağaca asılan maymun gibi) şeyler benim kapasitemi aşmaya başladı.  Neyse ki dikkatlerini başka yöne çekebiliyorum, ayrıca makas ve uhu kullanmak için birbirleriyle yarışmaları da görmeye değer doğrusu!


Geçen haftalarda yine karton çalışmalarımız esnasında Ege için kocaman yeşil bir timsah yaptık.


Ve Deniz için de bol şaçlı sakallı koca kafalı sarı bir aslan yaptık :)
                                       
Güzel havalarda kendimizi yine dışarılara attık. Mahalledeki kırtasiye ziyaretini neredeyse rutin haline getirdik.

Geçen hafta giderken yol boyunca bize sırnaşan minik kediyle biraz oyun oynadık; 


Ayrıca yol kenarında birikmiş suda boğulmak üzere olan bir arının da hayatını kurtardık :)


Bu arada uzun zamandır bir film izlemediğimi hatırlayan bendeniz çok sevdiğim bir romantik komedi olan Kiralık Sevgili'yi bir kez daha izledim. 

Fotoğraftaki CD kapağı sizi aldatmasın, filmin adı Düğün Tarihi değil. Üniversite yıllarımdan kalma korsan CD'nin hazırlayıcıları öyle görünüyor ki tercüme konusunda döktürmüşler :)) Öyle sanatsal değeri olan ya da olağanüstü performanslı bir film değil ama nedense bu filmi izleyince kendimi iyi hissediyorum; hani başucu kitapları vardır ya, bu da benim başucu filmim gibi bir şey:) Film'de geçen Craig David'in Walking Away şarkısını da dinlemediyseniz tavsiye ederim.


21 Ekim 2013 Pazartesi

Ve Karşınızda Çekiliş Talihlimiz :)

Herkese tekrar merhabalar. Çekilişi kazanan arkadaşımızı belirlemiş bulunuyorum ve şimdi sizlerle paylaşacağım.

Öncelikle talihliyi nasıl belirlediğimden söz edeyim. İlk olarak bütün katılımcıların adlarını katılım sıralarına göre numaralandırarak bir liste yaptım...


Ardından random.org sitesine girip 1 ila 21 katılımcı arasından şanslıyı belirlemek üzere büyük bir heyecanla butona tıkladım...


Hemen ardından bu sefer daha büyük bir heyecan ile listeme dönerek 10. sırada kimin bulunduğuna baktım! Ve işte karşınızda kazanan arkadaşımız :))


Kedimin Hobi Defteri'nin sahibesi sevgili Miyav kedicik'i yürekten tebrik ederim. Özlem hanımcığımın adresi daha önceki kitap takasımız (ve kendisinin gönderdiği birbirinden güzel hediyeler) vesilesiyle zaten bende mevcut. Hemen kendisi ile temasa geçerek bilgileri teyit etmeye koşuyorum :)

Bir sonraki çekilişimizde görüşmek üzere :)







1. Kitap Çekilişim Kapanmıştır :)

Evet arkadaşlar, sayenizde sadece üç gün içinde çok güzel katılım oldu bence. Pazartesi son gün demiştik ve çekilişimizi kapatma vakti geldi. Bundan sonraki katılımları ne yazık ki kabul edemeyeceğim. Geç kalıp da fırsatı kaçıranlar hiç üzülmesin, bu tür etkinlikleri tekrarlamak niyetindeyim :)

Herkese bir kez daha bol şans diliyorum. Çekiliş sonucunu bir aksilik olmazsa yarın bildirmiş olacağım.

Sevgiler...

19 Ekim 2013 Cumartesi

Bugün Ne Pişirsem Derdi !


Mutfakta pek başarılı olmadığımı paylaşmıştım çoğu kez. Kendim yemek seçen bir insanım, ikizler de bu konuda ne yazık ki bana çekti. Her şeyi yemiyorlar. Biri bir yemeği severken diğeri ondan nefret ediyor. Hal böyle olunca ya ne pişireceğimi şaşırıp kara kara düşüncelere dalıyorum ya da peşi sıra aklıma gelen dört beş tür yemeği pişirip kim ne isterse onu yesin diyorum. Her ikisi de çok yorucu oluyor. Geçenlerde (ki fotoğrafta tarih belli) yumurtalı pırasa pişirdim yeni aldığım seramik tenceremde. Kendim yaptım diye söylemiyorum ama o kadar lezzetli oldu ki anlatamam. Tencerenin hikmeti mi acemi şansımı yoksa her ikisi de mi bilemedim doğrusu :) Gelin görün ki ikizler tadına bile bakmadı :(

Bu arada tencere Cem marka petekli seramik, Tepe Home'dan indirimli olarak 52 TL'ye aldım. İhtiyacı olanlara duyurulur!


18 Ekim 2013 Cuma

Kitap Çekilişi ~ Tanrıların Gözdesi - KAPANDI


Herkese Merhaba, okumayı seven biri olarak uzun zamandır bir kitap çekilişi yapmayı planlıyordum. Kısmet bugüneymiş :) Tanrıların Gözdesi kitabını bu yaz D&R'dan almıştım, o kadar zaman geçmesine rağmen kendisine nedense elim gitmedi. İnanın daha jelatinini bile çıkarmadım. Hal böyle olunca kitabı okumayı seven bir başka talihliye hediye etmek istedim. Kazanan arkadaş kitabı okuduktan sonra beğenip beğenmediğini bana da söyler artık :))

Çekilişim için herhangi bir şartım yok. Elbette beni izlemeye alırsanız sevinirim, sonuçta hepimiz daha çok insan tanımak ve daha çok paylaşımda bulunmak için buradayız ancak izlemeye almak çekilişin bir şartı değil! Yorum kısmına sizinle kolaylıkla temasa geçebilmem için kullanıcı adınızı ve mailinizi bırakmanız benim için yeterli. Bir de isterseniz sevdiğiniz bir kitabı benim de okuyabilmem için bana önerebilirsiniz. Bu da sizin tercihinize kalmış.

Uzun vadeli çekilişlerden inanın hiç hoşlanmıyorum. Her şey bir an önce olsun bitsin diyen birazcık sabırsız biriyim galiba : ) Bu nedenle katılım bu duyurunun yayınlanmasından itibaren resmen başlayacak ve 21 Ekim Pazartesi günü sona ermiş olacak. Kargo ücreti bana ait. Yurtdışı katılımları ne yazık ki kabul edemiyorum, bilginiz olsun. Talihliyi random.org ile belirleyeceğim. Olur da beceremezsem, kağıtlara yazıp ikizlere kura çektiririm artık.

Herkese bol okumalı günler diliyorum.


15 Ekim 2013 Salı

İkizlerle Sinema Keyfi ~ Çılgın Hırsızlar 2


Bayramın ilk günü geldi çattı. Sabahın köründe uyandık, uzak yakın bütün akrabaları arayıp hal hatır sorduk, bayramlaştık. Güzel havayı bir vesile bilip kendimizi sokaklara atalım dedik. İkizler AVM'ye gidelim diye tutturdular. Eşim ve bense AVM görünce kusma isteğiyle savaşır duruma geldik artık. Yine de kıramadık onları önce Kanyon alışveriş merkezinde güzel bir öğle yemeği yedik. Ardından oyuncakçılarda vakit geçirip ikizlere bayram hediyesi oyuncaklar aldık. Sonra Metrocity'e geçtik. Orada da hadi bir çılgınlık yapalım diyerek ikizlerle ilk kez sinemaya girmeye karar verdik. Zaten günlerdir "sinemaya gidelim mi anne?" diye başımın etini yiyen ikizler bu haber karşısında sevinçten hava uçtular. Çılgın Hırsızlar 2 filmine dört bilet aldık ve salon 5'in yolunu tuttuk :) 




Ben başlarda pek bir gerildim; ya mızmızlanırlarsa, ya yarısında biri çıkmak biri kalmak isterse, ya filmi beğenmezlerse, ya karanlıktan korkarlarsa, falan filan. Allah'a şükür korktuklarımın hiçbiri başımıza gelmedi. Belki ilk defa gittikleri için çok farklı gelen ortamı iyice keşfetmek istediler, belki salonun rahatlığı (onlara çift kişilik koltuk düştü) onları cezbetti, belki filmin gerçekten çok eğlenceli oluşu zihinlerini oyaladı ya da Rabbim bana acıdı da bayram bayram bir kıyak geçti. Asıl neden ne olursa olsun, koca bir patlamış mısırı katur kutur yiyerek çok keyifli zaman geçirdik. Bize maşallahlar yollamanızı ve devamının gelmesi için dualar etmenizi rica ediyorum :))

Umarım herkesin bayramı bizimki kadar eğlenceli geçiyordur!

14 Ekim 2013 Pazartesi

Bayram Alışverişim :)

Alışveriş için her zaman bir bahanemiz vardır. Ya doğum günümüzdür, başkalarından hediye gelmeden önce kendi kendimize hediye alırız; ya kadınlar günüdür, bu günü muhakkak alışverişle taçlandırmalıyız; ya kendimizi kötü hissediyoruzdur, depresyona en iyi ilaç yine alışveriştir; ya bayram ya da seyrandır :) Benimki de o hesap...Alışverişimin bayram ile uzaktan yakından herhangi bir ilişkisi bulunmamasına rağmen adı Bayram Alışverişi :))


Bu fotoğrafta aldıklarımı toplu olarak gösterdim. Aşağıdaki fotoğraflarda neler aldığıma tek tek bakalım :)


Balm'ın Nude' Tude far paleti. Kendisiyle ilk görüşte aşk yaşadık ve Gratis mağazası indirime girer girmez ilk önce onun üzerine atladım!


Benri marka makyaj temizleme pamuğu hepimizin vazgeçilmezi oldu bu aralar. Zaten eve bir kaç paket depoladığımdan bu indirimden sadece bir adet aldım.


Rimmel marka Kate 102 nolu ruj. Bu da Watsons ganimetlerimden. Kendisi 12 liradan 6 liraya düşmüştü. Çok makyaj yapan biri olmamama rağmen alıp eve depolamayı seviyorum :)


Bunlar da dişçi de çektiğim kanal tedavisi ıstırabımı bir nebze olsun dindirmek için yerel bir takıcıdan aldıklarım. Her biri 5 lira.


Haftasonu D&R'a uğradım ve yine elim boş çıkmadım. Daha önce hiç Füruzan okumamış olan ben kısmetse kendisiyle bu yakınlarda tanışacağım. Kalem ise Faber Castel marka Notebook kırtasiyesinden...

Cüzdanımdakiler suyunu çekmeden bahane silsilem tükenmiş olur umarım! Herkese mutlu bayramlar diliyorum :)







13 Ekim 2013 Pazar

Play-Doh ile Harikalar Yaratıyoruz :)


Evet, Play-doh oyun hamurlarıyla harikalar yaratmaya devam ediyoruz. Bu bitirdiğimiz, daha doğrusu kuruttuğumuz kaçıncı kutu bilmiyorum. İki hafta önce yeni bir seri aldım, onun da iki rengini karıştırıp böyle grimsi bir renk elde ettiler. Pek çok oyun hamuru markası denedik ama yine en kullanışlı ve kalıcı olan Play-doh markası oldu. Hem daha geç kuruyor hem de oynadıktan sonra elde yağlı, yapış yapış bir his bırakmıyor.


Bu fotoğrafta Deniz bey kahvaltılık salam yapmış, annesine onu gösteriyor.


Bu fotoğrafta da kullanmadığım bilmem kaç parça mutfak robotunun parçalarından faydalanıp güya pervaneli kuş yapmışlar. Kuşlara da yazık ama değil mi?! Takıversek birer pervane de yorulmasa zavallı kuşlar :)



Oyun hamuruyla oynarken kalıpların ve diğer malzemelerin özellikle canlı renklerde ve birbirinden farklı renklerde olmasına dikkat ediyorum. Böylece hem Türkçe hem de İngilizce renk çalışmamız daha kolay oluyor. Canlı, parlak renkler hafızada kolay yer ediniyor.

Eee evde bu kadar salam varken, gelin buyrun bir kahvaltı edelim hep birlikte :))





11 Ekim 2013 Cuma

Okuyorum No. 8


Önce siz sormadan hemen söylemek istiyorum...çerçeveli fotoğrafta görünen minik hanımefendi benim :) Nasıl da bir Belgin Doruk ya da Hülya Koçyiğit gibi kırıtmışım ama :)

Gelelim kitaplarımıza. Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Gezileri'ni henüz bitirmedim ancak ikinci kez okuduğum için kitabı bitirmeden yorumlamakta sakınca görmüyorum. İlk kez kuzenim tarafından hediye edildiğinde, sanırım üniversite yıllarında okumuştum. O zaman da beğenmiştim, şimdi daha çok beğenerek okuyorum. Zaten gezi kitaplarını severim, hele de böyle zengin bir tecrübeyle taçlandırıldığında. Oraya gittim, burayı gördüm, onu yedim, bunu içtim demiyor sadece Mina Urgan. Envai çeşit, biribirinden şaşırtıcı bilgiler sunuyor okurlarına...

İkinci kitabımız Beth Pattillo'nun Jane Austen Hayatımı Mahvetti. Jane Austen'la ilgili olup aşk hakkında olmaması mümkün değil. Şirin bir aşk hikayesi eşliğinde Jane Austen'ın hayatına bir göz atıyorsunuz. Aslında chick-lit bir kitap ama Jane Austan'a olan hayranlığımdan ötürü benim için bir başyapıt kadar değerli :) Ayrıca okurken çok da güzel vakit geçirdim...

Son kitabımız bugünlerde hemen herkesin elinde olan Jojo Moyes'in Senden Önce Ben. Klasik bir chit-lit'te karşılaşacağım klasik bir aşk hikayesi beklerken engelli bir insanın hayatına dair üzücü ancak bir o kadar da derin duygu ve anları paylaşan kitabı kesinlikle beğendim. Kişinin kendi hissettikleri, çevresindekilerin neler düşündüğü, ne gibi zorluklar çektikleri ve bunların nasıl aşıldığı ya da aşılamadığı çok güzel işlenmiş...

Herkese keyifli okumalar :)

9 Ekim 2013 Çarşamba

Haftanın Oyuncağı No. 1 : Maxsteel Turbosiklet

Bu yazıyla birlikte yeni bir yazı serisi başlatmış olacağım. Her hafta evdeki çuvallar dolusu oyuncaklardan bir tane seçip size her yönüyle tanıtmaya çalışacağım. Eminim bu oyuncaklar bir veya daha fazla çocukları olan ya da kendi çocuk ruhlarını henüz yitirmemiş her yetişkinin ilgisini çekecektir :)


İlk kahramanımız Maxsteel serisinden Turbosiklet aracı. Daha önce bahsetmiştim, ikizlerim bir turbo maxsteel tutturdular diye. Ben bu tarz, yani belirli bir markanın patenti altında bulunan, fahiş fiyatlara satılan ve çok da matah bir özelliği bulunmayan oyuncakları pek sevmem; ancak ikizlerim oyuncak eve gelene kadar yalvarmaya ve duygu sömürüsü yapmaya devam edince mecburen aldık. 

Oyuncak yaklaşık 20 cm genişliğindeki bir motorsikletin üzerinde bulunan kahramanın sadece baş kısmından ibaret. Tekerlekleri sürülebiliyor, bir de sol tarafında bulunan bir düğmeye basınca mavi mavi ışık saçıyor etfara. Başka hiçbir özelliği yok, buna rağmen fiyatı 39.90 TL. Toyzz shop mağazalarında bulabilirsiniz. 

Peki Maxsteel turbosiklet ile ne oynayabilirsiniz? Valla ikizler her oyuncakta olduğu gibi ilk gün oyuncağı paylaşamadılar, yerlere göklere sığdıramadılar. İkisi de süper kahraman oldu, onu bunu kurtardılar, motor yarışı düzenleyip birinci geldiler, max'a evi gezdirdiler falan. İkinci gün ise odalarında süs eşyası olarak yerini aldı. Yüzüne bile bakmıyorlar :) 

Kısacası, evet kaliteli bir oyuncak, sıradan bir motordan daha gösterişli, bu yanıyla belki hayal gücünü daha çok tetikleyebilir. Ancak bunun yanı sıra çocuğun psikolojik gelişimine, el becerilerine veya hayal güçlerine özel bir katkısı yok...Annelerin bilgisine sunulur :)

8 Ekim 2013 Salı

İkizler Annelerine Yardım Ediyor :)


Ben temizlik yaparken ikizlerim ya kendilerine klip açıp dans ederler ya da araba sürerler, tabii şanslı günümdeysem. Aksi halde ben elime süpürgeyi alır almaz ikizler bana yardım teklif eder. "Ben süpüreyim mi anne?"...Ben de yorulmalarını ya da toz yutmalarını istemediğimi açıklayarak kibarca "hayır" derim. Ancak geçen gün öyle bir acıdım ki hallerine "hadi bari çamaşırları toplayın" dedim. Ben salonu süpürürken onlar da yatak odasında çoktan kurumuş olan çamaşırları toplamaya giriştiler. Süpürge işi biter bitmez evi bir güzel silerim diye planlıyordum ki ikizlerin gülüşmeleri (daha doğrusu kıkırdaşmaları) çalındı kulağıma. Bu iyiye alamet değildi, hemen koştum yatak odasına. Ben girer girmez "süpyiizzz" diye bağırdılar. "Nasıl anne, beğendin mi? Bak, bütün çamaşırları topladık". Gerçekten bütün çamaşırları toplamışlar, peşi sıra topladığım yatağı bozmuş ve kuruyan çamaşırları dolap içleri dahil her yere sermişler. Bu manzara karşısında kanım hızlı akmaya, kalbim güm güm çarpmaya, kulaklarım uğuldamaya başladı. Muhtemelen tansiyonum da yükseldi ve nefes darlığı falan da çekmiş olabilirim. Ama yüzüme sıcak bir gülümseme takınıp "aferin benim çocuklarıma, ne de güzel çamaşır toplamışlar" demeyi başardım...ve onlar kendileriyle gurur duyarken hemen yanı başlarında ben de haklı annelik gururumu yaşadım :)

7 Ekim 2013 Pazartesi

Takaslık Kitaplarıma Yenileri Eklendi!

Takas listemi az önce güncellemiş bulunmaktayım. Kitap takas etmeyi düşünen arkadaşların göz atabilmesi için duyurmak istedim. Kestirme yoldan takas listeme ulaşmak isteyen arkadaşlar lütfen TIK TIK!

Herkese iyi okumalar :)

Muradıma Erdim, Mr. Gatsby ile Tanıştım Sonunda :)


Geçenlerde bahsetmiştim Muhteşem Gatsby kitabını okuyup çok beğendiğimden. Göz atmak isterseniz buraya tık tık. Geçen hafta da nihayet filmini izleme imkanı buldum. Film çok küçük değişikliklerle tamamen kitaba sadık kalmış. Oyuncu kadrosu (Gatsby'i Leonardo Di Caprio'nun canlandırdığını düşünürsek) oldukça başarılıydı. Yanı sıra, filmin yönetmeni aynı zamanda Moulen Rouge ve Rome & Juliet filmlerinin de yönetmeni. Bu da demek oluyor ki, film kesinlikle teatral özellikler taşıyor. Sahneler, oyuncu mimikleri, geçişler, yer yer abartılı roller bazen size bir film değil de bir tiyatro oyunu izlediğinizi zannettirebiliyor. Tiyatro izlemeyi seven biri olarak ben bundan hiç rahatsız olmadım aksine memnun kaldım. Bu arada Tobey Maguire'nin Örümcek Adam'daki Peter Parker karakterinden sonra böyle bir filmde acaba bir ağ atma beklentisi yaratır mı diye düşünmeden edemedim. Ama filmi izleyince gördüm ki gerçekten çok başarılı ve role gerçekten çok yakışmış.

Uzun lafın kısası, Muhteşem Gatsby'nin filmini de beğendim. Elbette kitabını tercih ederim ama filmi de izlenecek nitelikte bir film olmuş. Yalnız iki olumsuz özelliği var: Birincisi filmin çok uzun olması, yaklaşık 2 saat 20 dakika sürdü. İkincisi ise kitap kapağını, DVD kapağını gören ya da kulaktan dolma bilgilerle filme gidenlerin beklentisi bir ganster filmi izleme yönünde oluyor genelde ancak filmin aşk filmi olduğu ortaya çıkınca da hayal kırıklığı yaratıyor. Bu noktaya dikkat edelim. Ha bir de bu kadar uzun filmi izleyecek zamanı nereden bulduğumu merak ediyorsanız hemen söyleyeyim: İkizleri uyuttuktan sonra, yani gece yarısına beş kala balkabağına dönüşmeden! Herkese iyi seyirler :)

6 Ekim 2013 Pazar

İkiz Annesinin Alışveriş Dünyası No. 2

İşte bir alışveriş hikayesi daha. Havaların birden bire soğumasıyla şaşırıp kalan ben bu haftasonu dışarı çıkıp çıkmamakta kararsız kaldım. İkizlerden birinin bota ihtiyacı vardı, bu nedenle gitsem iyi olur diyerek iyice sarılıp sarmalandım ve attım kendimi yollara. İyi ki de çıkmışım çok uygun fiyata gayet güzel botlar buldum ve aldım. Yanı sıra ikizlerin odası için büyük kabartmalı çıkartmalardan aldım ve yatak başlarının arkasında bulunan duvarı süsledim. Odalarında tablodan ziyade çıkartmaları tercih ediyorum şimdilik. Nedense tabloları düşürüp bir kazaya neden olurlar diye belki de yersiz bir endişem var bu konuda!

                       

Sonrasında biraz da kendim için ufak çaplı bir alışveriş yaptım. Önce Gratis'e uğradım ve City Color marka dörtlü far ile Essence marka 40 nolu metalik kahve tonlarında bir ruj aldım. Farı henüz deneme fırsatım olmadı ama renklerini sevdim. Ruju denedim. Hafif bir parlaklıkla birlikte belli belirsiz bir kahvelik veriyor dudaklara. Yani benim gibi sade makyajı sevenler için tavsiye edebilirim. City Color farın indirimli fiyatı 4.50 TL, Essense ruju ise 6.75 TL'ye aldım.


İkizler takılarımla oynayıp vakit geçirmeye bayılıyor ama bu işlemin sonunda takıların bir kısmı kopuyor, bir kısmı kayboluyor ve bir kısmı da (örn. kolyelerim) düğüm oluyor. Özellikle kolyelerimi sakladığım kutu çok ilgilerini çekiyordu. Çekmeceden alıp, bir bir inceleyip sonra yumak haline getirip çekmeceye geri atmak artık onlar için bir hobi olmuştu :) Ben de kolyelerimi kurtarmak adına Koçtaş'tan fotoğrafta görülen mantar panoyu aldım. Tuvalet masasının yanına yerleştirdim ve renkli çivilerle kolyelerimi kanaviçe işler gibi dizdim. Böylece hem ikizlerin elinden kurtuldular (en azından şimdilik), hem gözümün önünde olacakları için daha çok kullanacağımı düşünüyorum, hem de tablo görünümlü pano bence odama ayrı bir hava kattı :)


Bu da uzaktan görüntüsü. Fena durmuyor değil mi? Aynaya yansıyan çamaşırlık ve şarjlı süpürgeyi görmezden gelin lütfen. Eee ne yapalım?! İyi bir anne hem hamarat hem de bakımlı olmalı, değil mi ama? :)



2 Ekim 2013 Çarşamba

İkizlerle "Hayal Kur" Faaliyeti :)

Bugün hava o kadar soğuk ve pusluydu ki resmen kış moduna girdik ve bunalım kapılarını ardına kadar açtık! İkizler benden de beter bunalım takılıyorlar: "Canımız sıkılıyor", "Offf çok sıkıldım", "Ne yapcaz anne şimdi", vs. Ben de bu gri Ekim gününü biraz renklendirmek ve ikizlerin ruhunu canlandırmak için yeni bir faaliyet düzenledim ve bu faaliyet için en renkli kartonları, boya kalemlerini seçtik ki içimiz açılsın :)

    
Yaptığımız faaliyetin öyle matah bir yanı yok aslında. Sıradan, basit malzemelerle kendimize oyun çıkardık da diyebiliriz. Önce ben de dahil herkes kendine bir parça karton seçti. Fotoğrafta da görülen şekilde pembe rengi tercih ettik. Ardından renkli kuru boyalarımızı seçtik ve kartonların üzerine her birimiz önce hayal kurup sonra hayalini kurduğumuz şeyi çizdik. Ardından da diğerlerine ne çizdiğimizi ayrıntılı olarak anlattık.Sonrasında çizimlerimizin üzerine sırf eğlence olsun diye makarna yapıştırdık ve hatta makarnaların düşmesini engellemek ve esasen faaliyet süresini uzatmak için makarnaları şeffaf bant ile kapladık.


Örnek teşkil etsin diye önce ben çizdim ve anlattım .Bir araba çizdiğimi, tekerlekleri olduğunu, çok hızlı gittiğini falan söyledim. Önce biraz duraksadılar, ne çizsek diye düşündüler. Sonra eller hızla çalışmaya başladı. Tabii bunlar dışarıdan bakıldığında hiç bir şeye benzetilemeyen karalamalardan ibaretti ama ikizler ne çizdiklerini anlatmaya başlayınca hayal gücünün sınır tanımadığını bir kez daha anladım :)


Bu Deniz'in çizdiği ve makarnalarla oluşturğu modern bir çalışma. Burada bir inşaat kepçesi ve bolca kum görülüyor. Kepçe kumu kazıyor ve taşıyor. Görüyorsunuz değil mi? :)


Bu da Ege'nin çalışması. Burada da bir helikopter var. Helikopter Deniz'in kepçesinin kazdığı kumları taşıyor ve boşaltıyor. Zaten resimde her şey açık seçik anlatılmış :)

Bana göre çok eğlenceli hem de öğretici bir oyun oldu. Bir kere kartonları kendileri kestiler, uhu ve bantları kendileri kullandılar, bunların her birinin el göz koordinasyonuna ve motor becerilerine katkı sağladığını umuyorum. Bol bol hayal kurdular, makarna dizaynları da kendilerine ait, bir de pembe karton kullanarak pembe rengin İngilizcesini de oyun esnasında pekiştirmiş olduk. Tabii en önemlisi can sıkıntısından kurtulduk. Fiziksel becerilerin yanı sıra ruhumuzu da doyurduk :)




1 Ekim 2013 Salı

İkiz Annesinin Alışveriş Dünyası No. 1

Fark ettim de çok ama çok uzun zamandır yaptığım alışverişlerimi sizlerle paylaşmıyorum. Tamam ikiz çocuk sahibi, dolayısıyla da çok meşgul bir anne olabilirim kabul ediyorum. Yazıp çizdiklerimden bir sosyal hayatım olabileceği öngörülmüyor, buna da kabul. Hatta 365 gün dört duvar arasında çocuk besleyen, giydiren, oynatan bir kreş sahibini bile andırıyor olabilrim, hadi buna da kabul. Ancak Allaha şükür ben de para kazanıyor ve harcıyorum :)

Cumartesi günü hava çok güzeldi. Sabahtan dişçi randevum vardı ve moralim çok bozuktu. Neyse ki sağsağlim ilk seansı tamamladık ve öğle vakti eve geldim. Baktım ikizlerin hiç ama hiç uyumaya niyetleri yok. Ben de babalarını da alarak hep birlikte bir Beşiktaş turu düzenledim. Biraz deniz havası hiç de fena olmadı doğrusu. Önce güzel bir öğlen yemeği yedik, ardından pasajları gezdik, Kabalcı Kitapevi'ne uğradık, minik minik alışverişler yaptık falan. Ardından ikizler Cevahir AVM diye tutturunca Beşiktaş'tan Şişli'ye geçtik. Cevahir'e varınca anladım ki tek amaçları Toyzzshop'a gitmekmiş. Oradan da bir itfaiyeci seti aldık. Sonra baktık Cevahir'in önünde yarışmalar, aktiviteler falan var. Müzik eşliğinde biraz orada oyalandık ve çocuklara dağıtılan balonlardan da nasiplendik. En sonunda yorgun ve bitkin bir halde taksiye atlayarak eve döndük :)





Aslında fotoğrafta görünenlerin hepsini Beşiktaş'tan almadım. Çanta Beşiktaş pasajından, the Great Gatsby DVD'si yine pasajdan, Alix Avien 232 Oje ve Alix Avien Shineplus 7 numara ruj Watsons'dan. İtfaiyeci setini daha Cevahir'in önündeyken açıp dağıttığımız için onu fotoğraflayamadım. George Orwell'in Hayvan Çiftliği kitabı ise mahalle kırtasiyemizden. Aslında daha evvel okumam gereken bir kitaptı ama nedense bir türlü kısmet olmadı. Neyse geç olsun güç olmasın :)

İkizlerimle çıktığım alışverişlerde hızlı düşünmeyi, çabuk hareket etmeyi ve doğru tercihler yapmayı öğrendim. İkizlerimden önce kitap, aksesuar, kıyafet, kozmetik tarzı alışverişlerim saatler sürerken, şimdi hepsini maksimum yirmi dakikada toparlar çıkarım, aksi halde her raftan bir şey düşüren, oyuncakçıdan çıkmak istemeyen, askılardaki kıyafetleri oraya buraya saçan, far paletlerini denemek isteyen, kitapçılardaki kitapların yerlerini değiştiren ikiz komandolarla başa çıkmak zorunda kalıyorum :)