18 Aralık 2011 Pazar

Saklambaç Oynayan Elime Mum Diksin :)

Bugünlerde ikizlerimle ben yeni bir oyun geliştirme çabasındayız: Saklambaç! Oyun eski de, biz bu oyunu birlikte oynama mücadelesi veriyoruz. Oyunu  "saklambaç oynayan elime mum diksin" dizeleri ile başlatıyorum ancak benim dışımda hiç kimse avucuma parmağını koymuş olmuyor. Minik parmaklar ne yapacağını bilmeyen bir çaresizlikle ya havada asılı kalıyor ya da gözümü oymaya çalışıyor :) Mum dikme faslını geçince, ikizlerden biri hemen yatak odasına yatağın yanına saklanmaya çalışıyor (sabit yeri, başka yere girmedi henüz), diğeri kararsız odadan odaya dolanıyor. 2 dakika sonra birini yatağın yanında avlamış oluyorum, çığlık çığlığa kaçıyor o da. Saklambaç yakalama oyununa dönüşüyor. Diğeri ise odadan odaya dolanırken ne yaptığını çoktan unutmuş, salonda oyuncak atıyla oynamaya başlamış bile!
Geçen akşam, yine salonda oyuncaklarımızla oynarken, bir ara televizyona dalmışım (Feriha Emir'le otele gidiyordu o sıra). Bir de baktım yanımda kimse kalmamış, oyuncaklarla başbaşayım. Az sonra anladım ki benim iki sincabım saklambaç oynamaya çalışıyor! Biri zigon sehpanın en dar yerine girmiş yarı beline kadar, diğeri de onu çekiştiriyor kendi girmek için :) 

Ben de ayan beyan meydanda olan sehba eşliğindeki iki minik cüsseyi görmemiş gibi yapıp "aaa nerede bunlar, parka mı kaçtılar, bakkala mı gittiler" diye ayak yapmaya başladım hemen! Sonunda babamız gelip hepimizi buldu da rahat ettik :)) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder