5 Aralık 2011 Pazartesi

Bir Cumartesi Hikayesi

İkizlerime hamile kaldığım andan itibaren annem ve teyzemler dahil neredeyse bütün tanıdıklarım "Çok şanslısın, bir taşla iki kuş vurdun, üstelik ikizler melekler kadar uslu olur" şeklinde yorum yapmışlardı. Bütün bu yorumların ne yazık ki zavallı ikiz annelerini teselli etmek için yapıldığını ancak bebeklerimi dünyaya getirdiğimde anladım. Bebek bekleyen veya böyle bir niyeti olan ebeveynlere buradan açık ve net bir şekilde seslenmek istiyorum: HAYIR, İKİZLER USLU DEĞİLDİR! Hele ikisi de oğlan olmuşsa vay halinize :)

Bu Cumartesi havanın güzel olmasını bir fırsat bilip vurduk kendimizi yollara...tabi öncesinde 1,5 saat kadar bebeklerin doyurulması, alt değiştirme, ikisinin giydirilmesi, benim, eşimin ve anneannemizin hazırlanması, bebek çantası hazırlanması, vs. sürdü. Ardından durakta taksi kalmadığından 15-20 dk. taksi bekledik (Her yere en az 3 yetişkin ile gidebildiğimizden, ikizlerim henüz otobüs veya minibüse binmedi). Taksiye binip daha 10 dk. yol alamamışken 2 nolu bebeğimi araba tuttu, başladı ağlamaya ve hedefimiz olan Metrocity'e varana kadar ağladı (bu sefer şeker ya da sakız (onun deyimiyle gagı) işe yaramadı). Alışveriş merkezine girip 2 nolu bebeğin ihtiyacı olan bir çift ayakkabıyı yeni almıştık ki bu sefer ikisi birden patates kızartması diye tutturdu. Aldığımız patatesleri ağızları dışında her yerlerine süren bebeklerim daha üçüncü patateste sıkıldılar. 1 nolu bebek yürüyen merdivenlerde attığı 5 turun ardından yine de bu merdivenlerde kalmak için yerlere yatarak ağladı; bu esnada 2 nolu bebek yan masada gördüğü balon sebebiyle zaten ağlamaktaydı. En yakın kitapevine sokularak susturulan 2 nolu bebek bu sefer de oradan çıkmamak için tutturdu; bu esnada 1 nolu bebek halen yürüyen merdivenlerde başı dönmüş olan annesi ile inip çıkmaktaydı.

Sonunda ne mi oldu? Sadece bir mağaza gezmiş ve yarım yamalak birer hamburger atıştırmış olan biz ebeveynler bebekler halen ağlar vaziyetteyken en yakın taksiye atlayıp evin yolunu tuttuk! Tek tesellim eve geldiklerinde (bu kez melekler gibi) uykuya dalmalarıydı...

Ve bir Cumartesi daha böyle geçti :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...