Ana içeriğe atla

Kış günleri devam ederken...

Geçen haftanın ışıl ışıl gönül çelen kış günleri gitti ve yerini koyu kasvetli yine soğuk zamanlara bıraktı. Hal böyle olunca bizim de ev mahkumiyetimiz kaldığı hızla devam etmekte...Arada yapılan AVM kaçamaklarını saymıyorum. Kapalı özel bir alandan kapalı genel bir alana geçiş hayatımıza pek bir çeşni katmasa da "eh işte!" dedirtiyor sadece.


Soğuk kış günlerimin vazgeçilmezleri, kapalı kutu güzelliklerim...kitaplarım yine baş köşeyi aldılar. Bu hafta raflarda yerini henüz almış olan Prof. Dr. Yonca Tabak'ın Çocuk ve Alerji kitabına başladım. İkizlerden biri atopik dermatit, cildi o kadar hassas ki! İleri de astıma dönüşmemesi için neler yapmamız gerekiyor bilmem gerek. Satır satır hatmediyorum kitabı. Sonrasında da tedaviye başlamak niyetimiz. Henüz 40 sayfa okumama rağmen kitabın oldukça bilgilendirici olduğunu ve tıbbi kavramlar herkesin anlayabileceği şekilde açıklanmış olduğundan kolay bir okuma olduğunu şimdiden belirtebilirim.

Eş zamanlı olarak yine bir Füruzan kitabı: Parasız Yatılı. Daha çok yeni, ancak 20 sayfa falan okudum. Herhangi bir yorum ya da kıyaslama yapabilecek durumda değilim. Ancak Füruzan sevdiğim bir yazardır ve elime geçen her metnini okurum diyenlerdenim. Bu sevgimi de yazarın Gül Mevsimidir kitabına borçluyum. Okumadıysanız bir göz atın derim!


Kış günleri demişken....iş güç, çoluk çocuk derken hayat bizleri peyderpey yıpratıyor.  Bizler de naçizane kendisine karşı durmaya çalışıyoruz. İşte yukarıdaki görseldeki bu şirin kutucuk bu karşı savaşımının küçük bir parçası: Dudak balmı :)) Çok fazla bakım yapan bir bayan değilim ancak günlük nemlendiriciler ve dudak balmları baş ucumda durur. Bir bakmışım düzenli kullanıyorum, bir bakmışım ürünün son kullanma tarihi geçmiş gitmiş :) Kullanır mıyım, bitirebilir miyim, unutup gider miyim hiç bir fikrim yok ama ben bu küçük şeyin ambalajına vuruldum!


Ve gelelim sadece kışın değil her mevsimin vazgeçilmezine: Dağınık bir oturma odası! Ben toplamaktan bezdim ama onlar dağıtmaktan hiç vazgeçmedi. Ritüelleşmiş bir havada her gün olduğu gibi hiç sekteye uğratmadan bir görev bilinciyle metre kare başına bir ikiz koyarak her yeri dağıtmaya devam!! :) Yağmurlu günlerde yazı-çizi faaliyetlerimiz de hat safhaya ulaşıyor. Yalnız bir değil 3 adet defter ve iki düzine boya kalemini ancak yettirebiliyorum. Azı kurtarmıyor :)

Kış da bir gün bitecek elbet...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…