28 Şubat 2014 Cuma

Çocuklarınıza Düzen Kavramını Öğretiyor musunuz?


Hiç bir zaman böyle ak patiskalar serecek, havlu kenarlarına akça danteller gerecek, halıları ağarana kadar silecek titizlikte bir kadın olmadım. Maalesef ya da iyi ki içimde böyle bir kız çocuğu hiç olmadı. Bu noktada titizlik ve temizlik kavramını ayıralım ama. Her daim temiz ve düzenli oldum. Özellikle düzenime çok düşkünümdür. Mesela ikizlerimden önce DVD'ler alfabetik sıraya göre düzenlenir, kitaplar yazar adlarına göre gruplandırılır, giysilerim renklerine göre asılır, makyaj malzemelerim türüne göre kutulanırdı. İkizlerden sonra durum değişti tabii, düzen kavramı hayatımdan tamamen çıkıp gitti. Yatarken ayağıma giyeceğim pijamamı bile bulamaz oldum. Geçtim makyaj malzemelerimi tarak yüzü dahi görmedim. Yeni anne olacakların morali bozulmasın sakın. Bu geçici bir durumdu. Çocuklar büyüdükçe düzenimiz de yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Tabii bu düzen o düzen değildi artık; yani düzen kavramı yeni bir boyut kazanmıştı. Örneğin kitaplar yırtılmadan, karalanmadan raflarda bir şekilde duruyorsa, DVD'ler üst üste yığılı bir şekilde dolabın içindeyse, giysileriniz yatak altlarında ya  da koltuk arkalarına atılmamışsa bu çok düzenli bir insansınız demektir :)

Durum her ne olursa olsun evdeki mevcut düzeni her daim çocuklarıma da geçirmeye çabalıyorum. Mesela her gün kahvaltı sonrasında sırayla odaların toplanacağını, oyuncakların türlerine göre oyuncak kutularına ayrılacağını, yataklarının açık bırakılmayacağını, ortadaki giysilerin kirliler ve temizler diye ayrılacağını biliyorlar. Hatta yer yer iş bölümü yapıyoruz. Ben yemek yaparken onlar çatal bıçakları diziyor, ben çamaşırları katlıyorum onlar dolaplarına yerleştiriyor (tabii kendi düzenlerince), ben toz alırken onlar oyuncaklarını kaldırıyor.

Düzen kavramı bence en kolay örnek olunarak kazandırılır. Yani çocuğa şunu yap, bunu getir, bunu buraya koy gibi emir cümleleri yerine, sizi o işi yaparken görmesi ve isterse kendisinin de size yardımcı olabileceğini bilmesi en güzel ve en kolay yolu...

Bir de çocuğun kurduğu düzene karışmak ya da karışmamak ikilemi söz konusu. Örneğin onun topladığı yatağı beğenmeyip o görmeden arkasından yatağı tekrar toplamak ya da kitaplarını dizdiği rafı hoş bulmayıp sizin kitapları tekrar dizmeniz gibi. Ben açıkçası buna karşıyım. Bu şekilde çocuğun özgüveninin yaralanacağına inananlardanım. Bu yüzden çocukların kitap rafı yukarıdaki görselde olduğu gibi. Ellemiyorum hiç. Kendileri alıp yine kendileri gönüllerince yerleştiriyorlar. Yani düzeni oluşturmak kadar onu korumak da önemli :)

Daha çok küçükler tabii, burada açıkladığım kadar yoğun ve detaylı düzen dersi çalışmıyoruz evde ama yaşına göre doz ayarlaması yaparak şimdiden belletmek lazım temel kavramları. İleride hem kendilerine hem de annelerine kolaylık olur değil mi ama?

2 yorum:

  1. iki çocukla daha da zordur eminim, ben oğlum okula gidene kadar evin çöplük haline gelmemesine uğraştım sadece, buna rağmen bir iki defa belediye geliriz bak ha diye haber gönderdi neredeyse.Düzen evet çok güzel hele de gösterebiliyorsanız , anlatmaktan daha etkili , ben çok fazla veremedim oğluma , vebali benim boynuma:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okula gittiklerinde temizlik ve düzen işi daha kolay olur herhalde. Benimkiler daha 3,5 yaşında ne olacağını pek kestiremiyorum. Şimdilik dediğiniz gibi mevcut düzeni korumaya çalışıyoruz :))

      Sil

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...