Ana içeriğe atla

Okuyorum No. 2


Ocak ayı da geldi geçiyor. Bu ay ne okudum diye kitap günlüğümü şöyle bir karıştırdım ve üç kitap bitirmiş olduğumu gördüm.

Bunlardan ilki Sarah Jio'nun Mart Menekşeleri adlı kitabı. Gayet akıcı, okuyucuyu hiç yormayan gizemlerle çevrili sıcak bir aşk hikayesi. Beynimin çok yorgun olduğu günlerde (ki ikizlerimle bu 7/24 demek) böyle bir kitabı okumaya ihtiyacım varmış ki kitap hiç bitmesin istedim. Ayrıca kapak tasarımı ve püsküllü ayracı (zira mor rengi severim) beni gayet cezbetti.

İkinci kitap Zülfü Livaneli'nin Serenad'ı. Kitabın konusunu beğendim, tarihi olayların öykü içine yedirilerek okuyucuya aktarılması da hoşuma gitti. Ancak genel olarak romanın dili beni pek çekmedi.

Son kitap ise en sevdiğim yazarlardan biri olan Paul Auster'un Vertigo (Yükseklik Korkusu) kitabı. Yazarın bu kitabında da yine hayal kırıklığı yaşamadım. Etkileyici bir konusu var. Okuyucu hikayenin içinde hemencecik kayboluveriyor. Ancak bu kitap bence bir çırpıda değil de sindire sindire okunmalı. Sevdiğim kitaplar rafında yerini hemencecik aldı.

Şu an elimde görselde yer almayan iki kitap var. Biri bir önceki yazımda sözünü ettiğim Özlem P. Şinik'in Sıra Dışı Annelik İkiz Anneliği ve diğeri de Nermin Bezmen'in Sır kitabı. Bu kitaplarla ilgili görüşlerim de sonraya kalsın bakalım.

Bu arada Ayraçlaşma Etkinliğimize de bir göz atın, belki katılmak istersiniz :)

Yorumlar

  1. Mart Menekşeleri'ni ben de merak ediyorum ve okumak istediklerim listesinde.
    Serenad kütüphanemde sırasını bekliyor:)
    Paul Auster'in henüz hiçbir kitabını okumadım. Ama listemde mevcut:)
    Keyifli okumaların daim olsun.
    Sevgilerimle ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paul Auster'ı muhakkak denemelisin.
      Gerçekten farklı bir okuma oluyor onun kitapları.
      Çok teşekkürler :)
      Keyifli okumalar

      Sil
  2. Mart Menekşeleri okuması kolay,keyifli bir kitaptı bence de , Serenad kitaplığımda okunacağı günü bekliyor , keyifli okumalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu aralar Mart Menekşeleri gibi bir kitap daha olsa hayır demem, beynim o kadar dolu yani :))
      Keyifli okumalar.
      Sevgiler.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…