Ana içeriğe atla

Baloncu Geldi Baloncuuuuuuu


Kış mevsiminin derhal kapımızdan bacamızdan çekilip gitmesi gerek, zira evde kapalı kaldığımız şu soğuk günlerde ikizlerle nasıl vakit geçirsek, ne ile oyalansak, bugün neler yapsak diye düşünmekten beynim eridi ve kafatasım çatladı. Oyun ve faaliyet stoklarım tükenmek üzere :/

Dün akşam yine birer paçama sarılıp tutturdular "anne oyun kur bize" diye. Saat olmuş akşamın sekizi, o saate kadar at, geyik, köpek, salıncak, çadır, lego, yapboz, bisiklet + iki çuval oyuncağı tüketmişiz, üstüne sulu boya, oyun hamuru, boyama ve okuma faaliyetlerini çoktan geride bırakmışız. Şifonyer çekmecelerini ve mutfak dolaplarını bir kaç kez boşaltmışız. Eee ben şimdi ne oyunu kurayım?! 

Derken babalarının aldığı balonları buldum poşetlerden birinde. Hadi dedim evi süslüyoruz. Aman bir telaş, bir koşturmaca. Sanırsınız ev ev değil çırağan sarayı, protokol ne gerektiriyorsa yapıcaz artık. Birinin elinde bant, diğerinin elinde (korumalı) makas. Ben şişiriyorum onlar yapıştırıyor. Kapı baca, vitrin, duvar. Aklımıza gelen her yere kağıt şeritler ve balon yapıştırdık. Tabi balon şişirmekten bende nefes kalmadı, öyle ki bıraksalar süslü duvarlara sünnet düğünlerine kadar ilişmeyecek hale geldim. 

Tabi ne oldu?! 20 dakika sonunda biz bu oyundan sıkıldık şeklinde yakınmalar çalındı kulağıma.



Bu sefer de başladık yapıştırdığımız balonları sökmeye. Sonra hepsini bir ayakkabı bağcığı ile biraraya getirdik ve "balonculuk" oynadık. Biri bağırıyor "baloncu geldi balonncccuuuu" diye, diğeri de balon istiyor bir liraya. Bir müddet de böyle idare ettik akşamı. Son gördüğümde balonlar kafalara bağlanmış yakalamaca oynuyorlardı :)

Peki bu oyunlardan ne mi kazandık? Evi süslerken el becerimiz gelişti ve takım çalışması kavramına bir adım daha yaklaştık. Balonculuk oynarken renkleri bir kez daha pekiştirdik ve mesleki bilgilere kısa bir giriş yaptık diyebiliriz sanırım :))

Yorumlar

  1. Gayet eğlenceli, bilgilendirici ve yorucu bir soğuk gün aktivitesi olmuş. :)

    YanıtlaSil
  2. off Allahım sizin evin hali canlandı şimdi gözümde :)

    YanıtlaSil
  3. Panayır yerinden farkı yok :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…