Ana içeriğe atla

Okuyorum No. 6


Mart ayının sonu ve Nisan ayının ilk haftası itibariyle üç kitap bitirdim. Bu aralar biraz gözlerimdeki ağrı biraz da izlemek istediğim filmlerin birikmesi nedeniyle okuma uğraşım bir miktar sekteye uğradı...bilinçli olarak biraz daha az okuyorum yani...ama şu da bir gerçek ki bu yoğun günlerimde kitaplar kesinlikle birer kurtarıcı...zihnimi onlar sayesinde dinlendirebiliyor ve yine kitaplar sayesinde enerji topluyorum...

Geçen haftalarda bitirdiğim kitaplara gelince:  Öncelikle kalın bir kitap gibi görünen ancak kolay okunan bir kitap olarak değerlendirdiğim Markus Zusak'ın Kitap Hırsızı'nı bitirdim. Gerçekten sürükleyici bir kitap. Bilinen bir takım tarihi acı gerçeklerle bir çocuk gözünden ve Ölüm'ün anlatımıyla yeniden karşılaşmak farklı bir deneyim. Okurken çok zevk aldım.

Sonra yine çocuk yetiştirme sanatıyla ilgili bir kitap olan Kim John Payne ve Lisa M. Ross tarafından hazırlanmış olan Daha Sade Bir Hayat kitabını okudum. Yazara yer yer katılmadığım anlar oldu ancak genel bir bakış açısıyla yaklaşacak olursam kitabın kesinlikle yararını gördüm. En azından evdeki oyuncak sepeti sayısını üçten ikiye düşürebildim. Sadeleştirmede ilk adım ! :)

Ve son olarak chit-lit bir kitap olarak değerlendirdiğim ve uzun zamandır bu kadın ne yazıyor da bu kadar çok satıyor diye merak ettiğim Debbie Macomber'ın Gül Limanı Oteli'ni okudum. Rahat okunuyor,  genel olarak bir şekilde kesişen insan hayatları, kaderleri ve bu insanların meydan okumaları ile şekillenen kitap nedense beni pek çekmedi. Sanırım yazarın çok fazla detaya yer vermesi beni biraz sıktı.

Herkese keyifli okumalar!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…