Ana içeriğe atla

Kış Bitmeli!


Yağan karı seyretmeye doyum olmaz...buz gibi havada sıcacık evinde kedi gibi pencerenin önüne kıvrılıp bir fincan çayı yudumlamanın tadı ise masal gibi gelir kulağa...yumoş yumoş kazakların içine sığınıp rüzgara karşı yürümekse cesaret işidir...akşam hava kararmadan eve varma telaşı macera gibi gelir...soğuk yüzünden yiyecek bulamayan pisicikleri doyurmak da bir o kadar eğlencelidir...bu hoş anlar sayısız...ama...işte bu noktada kocaman bir AMA giriyor devreye...her şeyin başı sağlık ve ben ne yazık ki kış boyu sağlığımdan oluyorum. Sürekli bir halsizlik, bitmek bilmeyen öksürükler, çıkmakla inmek arası kararsız kalmış ateş, tıkanık bir burun ya da dinmek bilmeyen burun akıntısı...özetle nezle ve grip karışımı bir hal tüm kış boyu ele geçiriyor beni...

Bugün de o günlerden biri...dinlenmeye fırsatım yok! İkizlerimi yatırdığım bir saatlik öğle uykusunu tıpkı koca bir yaz tatili gibi geçirmeliyim. Uyumalıyım, dinlenmeliyim, sıcak çorbalar içmeliyim...Maalesef hiçbiri olmuyor bunların. İkizlerimden biri yatar yatmaz uyudu ancak diğeri kardeşinden bir saat sonra gözlerini kapatabildi ve yarım saat sonra da önce uyuyan kardeş birden uykusundan pörtledi ve 10 dakika sonra da diğer kardeş atağa geçti...bana kalan yaklaşık 30 dakikalık bir süreydi. Bu arada sadece uzanıp kitap okuyabildim. Sıcak çorbalar, uykunun kollarına adanmış uzun saatler hayal olmaktan öteye geçemedi...

Buna da şükür diyeyim...ya hiç uyumasalardı? O zaman halim Nic' olurdu? :))


Yorumlar

  1. öncelikle çok geçmiş olsun , sonra işiniz zor ama mutlu gerçekten:))

    YanıtlaSil
  2. Çok çok teşekkür ederim...evet gerçekten öyle....zor ama bir o kadar da güzel :)

    YanıtlaSil
  3. İkiz annesinin bedelleri var;))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…