Ana içeriğe atla

Son Şaheserimiz :)

Bu aralar 2 yaş altı bebeklerde bilgisayarda takılmak moda oldu. Tamam onlar da haklılar, teknoloji çocukları olarak yeryüzüne iniyorlar ama bi' yere kadar...24 saat Pepee izleyip "yaşasın yemek yemek, çişimiz tuvalete" diye haykırmak, Bay Becerikli'nin eğlenceli şekilleri ile dans etmek, Hande Yener ve Sinan Akçıl eşliğinde maaile "atmaaaaa" diye çığırmak inanıyorum ki hiç bir velinin izin vereceği boş zaman faaliyeti değildir.

Biz bu bilgisayar karşısında aççç aççç diye böğürerek tepinme, zırlama, zıplama, kendini yerden yere, yerden duvara ve koltuklara atma hokkabazlıklarını bir nebze de olsa azaltmak üzere aşağıdaki şekilde bir yöntem geliştirdik:

1- Verilen kısıtlı süre zarfında izlenecek olan (ve daha önce milyon kez izlenmiş olan) çizgi film bölümü izlenir.
2- Bu esnada bebenin ağzına ne kadar sağlıklı yiyecek varsa tıkılır.
3- Bebeğin karnı doymuşsa ancak halen bilgisayar diye tutturuyorsa, "aaa bilgisayarın şarjı bitmiş, dur şarja takalım sonra izleriz" numarası çekilir.
4- Üçüncü maddedeki numara tuttuysa ne ala, yok bu numara sökmediyse, "aaa hadi bilgisayarda resim yapalım" cümlesinden ibaret olan "B" planına geçilir.
5- Bunu duyan bebe heyecanlanır, koltuktaki veya kucaktaki yerini alır.
6- İtinayla bir "paint" dosyası açılır, Allah ne verdiyse (ağaç, kuş, güneş, bulut, çiçek, vs.) çizilir. Çizim yapılırken de nesne adları tekrarlanarak bebenin hafızasına kazınır.
7-Erken yaşı nedeniyle öğrenmeye aç ve açık olan bebe nesneleri bir hışımla ezberler ve kendince yorumlar: buyut (bulut), güyeş (güneş), ayaç (ağaç), vb. Ancak 7. dakikadan itibaren bilgisayara dokunamayıp, hiç bir parçasına zarar verememnin çaresiz pasifliği bebeyi sıkıntıya sürükler ve bebe 8. dakikada kucaktan veya koltuktan yavaşça kayarak soluğu oyuncak kamyonunun yanında alır.
8 - Bu aşamadan itibaren işler kolaylaşır. Bilgisayar sakince (anne heyecanını/telaşını belli etmemelidir) kapatılır ve oyuncak kamyonun "na-ın", "bip-bip", "düt-düt" nidalarına eşlik etmek üzere bebenin yanına yerleşilir:)

İşte dün akşam 10:30 sularında anne tarafından uygulanmış olan bu sinsi plan sonucu ortaya çıkan (şah)eser aşağıdadır:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…