Ana içeriğe atla

Bana Pepee demeyin!

İkizlerimin en sevdiği çizgi film şu aralar Pepee. Bir ara Caillou'ya yerini kaptırmak üzereydi ki, oğlanın kel kafalı olması, babasının yaz kış aynı kazağı giymesi ya da sülalece kibarlıktan kırılıp dökülmeleri nedeniyle mi bilinmez, Caillou'dan şu sıralar uzaklaşmış durumdalar.

Özellikle Ege Şila'ya (pembe elbiseli olan) bayılıyor. Utanmasa "işte anne evleneceğim kız bu" deyip çıkaracak karşıma. Hal böyle olunca bu sevginin gerektirdikleri de derhal yerine getiriliyor:

  • İkizlerime çok uzun süreli T.V izletmiyorum ancak Ege Beyi Pepee'yi izletmeden öğlen uykusuna yatırmıyorum.
  • Aylık Pepee dergimizi düzenli alıyoruz, itinayla ilk bir kaç sayfasına göz gezdirip yine büyük bir özenle her sayfayı kibarca yırtıyoruz.
  • Kapı, baca, cam, pencere, kol, bacak demeden her yeri Pepee, Şila ve Bebe stickerlarıyla doldurup daha beş dakika geçmeden aynı stickerları söküp afiyetli yiyiyoruz.
  • Boş zamanlarımızda her gördüğümüz bebek resmine Bebe diye hitap edip, kafamız bozulduğunda Pepee diye tutturup odadan odaya geziyoruz. Ve aşkımız depreşirse resimli kitaplardaki her küçük kıza Şila diye sesleniyoruz.
  • Küçük beyleri susturmak istediğimde, şşşiişşşş ünlemini çıkarıp parmağımı hemşireler misali dudaklarıma görtürdüğümde kendileri de beni taklit ediyor ve bunu çağrışımlar vasıtasıyla Şuşu (söz konusu çizgi filmin anlatıcısı) izliyor. Şuşu aşağı şuşu yukarı.
  • Pepee şarkıları (çişimiz tuvalete, Pepee çok üzülüyor, canım annem, vb.) dinlemeden boğazımızdan lokma geçmiyor.
  • Ve büyük haber...kısmetse Pazartesi günü Peepe ve Şila ya da Bebee (henüz karar veremedik) kahramanları oyuncak rafımızda yerini alıyor!
Üzgünüm Caillou...her ne kadar gönlüm senden yana olsa da mantığım Pepee diyor. Aksi halde Pepee Pepee çok üzülüyor :))

Yorumlar

  1. pepee benim resmen 4. çocuğum oldu. evet tv izlemiyoruz ama bilgisayarda pepee kaçırmıyoruz...::)) ne farkı varsa..

    YanıtlaSil
  2. :) Biz de yemek yerken bilgisayarda şarkılarını dinliyoruz...artık ben bile koşullandım, acıkınca Pepee dinliyorum :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…