Ana içeriğe atla

Can Yayınları 5 TL Kampanyası!

Evet, geç de olsa ben de bu kampanyadan yararlanmayı başardım. Tatil dönüşü bazı kitap bloglarını okumaya başlamıştım ki, hemen her sitede bu kampanyadan bahsedildiğini gördüm. İlk günler ikizlerim biraz rahatsız olduğundan kendim D&R'a teşrif edemedim ama eşim sağolsun benim adıma tuttu Cevahir yollarını. Böylece ilk olarak Susanna Tamaro - Aklı Bir Karış Havada ve Amid Çaduri - Özgürlük Şarkısı adlı kitaplar raflarımda yerini buldu.

Hemen sonrasında (yani dün) ikizlerime patates kafa almaya çıkmıştım ki, bir de ne göreyim kampanya devam ediyor! Ama pek fazla kitap çeşidi kalmamıştı. Neyse fırsat bu fırsat Paulo Coelho'nun Brida'sını atıverdim patates kafaların yanına.

İşte Brida...kitap hakkında en ufak bir fikrim yok...ama Simyacı'yı okuduktan sonra Paulo Coelho'yu çok sevmiştim...Her ne kadar beni Elif ile hayal kırıklığına uğratsa da...

Bu fotoğrafta da kampanya kitaplarımın hepsi kardeş kardeş birarada duruyor...Nedense foto karanlık çıkmış :/



İşte bunlar da patates kafalar...Bir amca bir de teyze türü mevcut. Bütün parçaları çıkarılıp takılabilir...İkizlerimin en sevdikleri oyuncak oldu...Her ne kadar kulak yerine burun ve ağız yerine bıyık taksalar da onlar için güzel bir meşgale oldu. Tavsiye edilir!

Ve son olarak LCW'den kendim için (hem de çocuk reyonundan) aldığım mini mini bozuk para kesem...Ben buna bayıldım :)

Bu arada AVM'lerde neredeyse bütün büyük mağazalarda indirimler başlamış...haberiniz ola!




Yorumlar

  1. Benim oğlum da patates kafayı çok seviyor.Biz şu şekilde oynuyoruz bu aralar: http://barisingunlugu.wordpress.com/2012/07/31/binbir-yuz-patates-kafa/

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)

Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besle…

Vişneli Cheesecake (Ya da Şekersiz Vişne Marmelatlı İllüzyon)

Bu sabah ig'de yayınladığım ve tamamen uydurmasyon olan vişneli cheesecake tarifini gerek yorum, gerekse özelden soran çok oldu. Anında tarif veremiyorum çünkü glutensiz tariflerimi çoğunlukla göz kararı malzemelerle uydurarak yapıyorum. Glutensiz, tahılsız, laktozsuz ve şekersiz diyet benim de yeni yeni mutfağıma adapte etmeye çalıştığım bir uygulama ve bu aşamada deneme-yanılma yönteminden çokça faydalanıyorum.

Vişneli Cheesecake adı altında yaptığım bu tarif ise üç aşamadan oluşuyor. 1. aşama taban, 2. aşama şekersiz vişne marmeladı ve son olarak da bu ikisi arasına süreceğiniz %100 keçi krem peyniri (laktozla aranız iyiyse herhangi bir krem peynir ya da daha da güzeli evde yapacağınız hafif bir pasta kreması da işinizi görür).

Taban, aslında bir çeşit kek; az miktarda hamuru geniş bir kaba yayarak pişirirseniz taban inceliğini kolaylıkla elde edebilirsiniz. İşin içine mısır unu ve hindistancevizi unu da girince, normal kekten ziyade taban olarak kullanılmaya elverişli oluyor.

Evi Sadeleştirme İşine Devam Etsek De ...

Yaz sonlarına doğru çok oyuncağımız olduğundan, evin çok dağıldığından ve bu durumun çocukları olumsuz etkileyebileceğinden yakınmış ve bu konu üzerine bir de YAZI yazmıştım. Bu konular üzerine düşünmeye başlamamda bu dönemde okumuş olduğum Daha Sade Bir Hayat kitabının da etkisi olmuştu tabii. Hem kalabalıktan bıkmışlığım hem de kitapta okuyup değerlendirdiğim noktaları baz alarak bir takım kararlar almıştım. Örneğin, daha az oyuncak alınacak, aynı oyuncaktan iki tane alınmayacak, bir set oyuncak toplanmadan diğer oyuncaklar dökülmeyecek, çocuklar oyuncakları toplamama yardım edecek, evde kullanılmayan eşyalar gözden ırak yerlere kaldırılacak, çocukların yaşına uygun olmayan oyuncaklar dağıtılacak ve saire....
Aradan aylar geçmiş ve ben geçen akşam aşağıdaki fotoğrafı çekmişim!

Aldığım kararların hiçbirini uygulamadım değil elbet. Her ne kadar belli olmasa da oyuncakların büyük bir kısmını ayırıp sakladım. Bir diğer kısmını ihityacı olanlara dağıttım. (Her ne kadar iki parça kaldırd…