31 Aralık 2013 Salı

Mutlu Yıllar :)


İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha bitirdik ve yeni bir yıla başlamak üzere tüm umut, dilek ve iyi niyetlerimizle yeni yılın kapı eşiğindeyiz. Herkes gibi ben de 2014'ün her açıdan çok daha iyi geçmesini diliyorum yürekten. Öncelikle sağlık diliyorum, yüreklerden daha fazla sevgi taşsın diyorum, gerçek huzuru tadalım bu yıl ve barış tüm insanları kucaklasın diyorum ve elbette bol kazanç ve daha iyi bir yaşam kalitesi diliyorum herkes için.

Fotoğrafta görülen bu yıl kullanıp bitirdiğim ajandam ve masaüstü takvimim. Bugün çöpe gittiler ama garip bir hüzün hissettim bunları atarken. Yaşlandığımı duyumsadım ama bir yandan da ikizlerimin büyüdüğünü gördüm ve şükürler olsun ki buna tüm benliğimle tanıklık edebildim.

Darısı gelecek yıllara olsun.
Herkese mutlu yıllar olsun :)

30 Aralık 2013 Pazartesi

2013'ün Son Kitapları....


2014 yaklaşırken okuma uğraşımı daha bir hızlandırdım. 2013'te okuduğum kitapların toplamına baktığımda 72 adet kitap olduğunu görüyorum. Bir yılda okuma sayısı olarak hiç fena değil, ancak şu aralar ikizlerimden dolayı tek uğraşımın okuma olduğu göz önüne alındığında belki bu sayı biraz daha fazla olabilirdi diye düşünüyorum. Yine de kendime haksızlık etmeyeyim 2013 okuma yılı olarak güzel bir yıldı :)

Ve Aralık ayının son kitapları Truman Capote'un Tiffany'de Kahvaltı'sı ve Ayfer Tunç'un Suzan Defter'i oldu. İkisine de bayıldım. Tiffany'de Kahvaltı klasikleşmiş bir kitap, gayet akıcı. Hikayenin kendisinden çok karakterlerinin ilgi çektiği bir kitap bence. Suzan Defter'e gelince farklı formatıyla beni önce afallattı ancak hikayenin içine girince hiç ama hiç bitmesin istedim. İyi ya da kötü duygular o kadar gerçekçi ifade edilmiş ki resmen karakterlerle hikayeyi baştan sona yaşıyorsunuz okurken.

Henüz okumadıysanız her iki kitabı da tavsiye ederim. Her ikisi de yeni bir yılda yeni bir okuma listesinin baş tacı edilebilir :)

29 Aralık 2013 Pazar

Bilimsel Deneyler Yapmaya Başladık!!!


3,5 yaşındayız artık. "Merak" duygusunun tavan yaptığı, soru yağmurlarının sulu sepken yağdığı bir dönem. Bu dönemi ikiyle çarpıyoruz elbette. Sorular peş peşe sıralanıyor, cevap hemen verilmezse "hadi ama"lar üst üste biniyor. "Anne bu ne"lerden "anne bu nasıl oluşur, şu nasıl yok olur, o nasıl dönüşür"lere geçtik. Zaman zaman üniversite sınavında ya da üniversitede final dönemimde bile bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. En azından o zamanlar çalışırdık, ezberlerdik, öğrenirdik, cevapları da bir güzel verirdik. Şimdi ise hep çalışmadığım yerlerden geliyor sorular. Bazen afallıyorum, bazen de bir şekilde durumu kurtarmaya çalışıyorum. Unutmamak lazımmış: Anneler hazır cevap olmalı, asla kıytırık/uyduruk cevaplarla çocuğu geçiştirmeye çalışmamalı ya da şevkini kıracak, merakını köreltecek tepkilere mahal vermemeli. Kolay mı? Hayır hiç değil ama biliyorum ki ben bir anne olarak elimden geleni yapıyorum.

Bu akşamki ödevim fotoğrafta gördüğünüz minik bir bilimsel deney. İkizler televizyonda severek takip ettikleri bir bilim programında (Arka Bahçede Bilim) metal kaşığı burunlarına yapıştırabildiklerini keşfetmişler ve maalesef ki ben o bölümü izleyemedim. Hadi bakalım anne cevap ver "kaşık burnumuza nasıl yapışır, neden yapışır, yapışırsa ne olur, yapışmazsa ne olur? :D

27 Aralık 2013 Cuma

Ağacımızı da süsledik...


Geçen hafta çok zorlu bir hafta oldu bizim için. Önce ikizlerim, ardından da ben ateşler içinde kıvrandık. Tam beş gün yatak döşek yattık. Öyle ki memleketten annem kalktı geldi bize bakabilmek için. Çok şükür atlattık. Hepimiz daha iyiyiz şimdi. Kötü geçirilen bir haftanın telafisi olarak ikizlere önce yılbaşı hediyelerini verdim (biri kocaman bir kamyon istedi, diğeri de Gormiti denen bir çizgi film kahramanı), ardından zaten süslemeye başladığımız yılbaşı ağacımıza yeni yeni ilaveler yaparak süsleme işini tamamladık. Anneanneleriyle de süper vakit geçirdiler. Bu hafta annem döndü. Yine üç silahşörler olarak ikizlerim ve ben kaldığımız yerden oyun oynamaya devam ediyoruz. 3,5 yaşında başka ne yapılır ki?! :D

19 Aralık 2013 Perşembe

Bak Postacı Geliyor...



Bu yılın ilk kart postalı O Bir Anne blog'unun sahibesinin düzenlemiş olduğu etkinlikte eşleştiğim İkndesign blog'unun sahibesi sevgili İlknur'dan geldi. Nasıl mutlu oldum anlatamam. İkizler zarfı elimden kapıp hemen "aaa postacı mı gelmiş, ne getirmiş" diye mırıldana mırıldana zarfı ve içinden çıkan şipşirin kartı incelemeye koyuldular. Hem etkinliğe ev sahipliği yapan Müge'ye hem de bu güzel kartı bana yollayan İlknur'a buradan bir kez daha teşekkür ediyorum...

Böyle bir dünyada hala bu tarz küçük şeylerle mutlu olabilmek sizce de bir yetenek işi değil mi artık?! :)

14 Aralık 2013 Cumartesi

Kendimiz Yaptık (DIY) ...Yeni Yıl Kartı :)

Dün akşam ikizlerden biri film izliyordu, diğerinin de canı çok sıkıldı. Biz de birlikte el yapımı bir yılbaşı kartı hazırlayalım dedik. Önce malzemelerimizi saçtık ortaya; makas, uhu, eski dergiler, defter, renkli kağıt, şekilli delgeç derken etraf kırtasiye görünümüne büründü. Ardından Deniz bey kesti ben yapıştırdım, Deniz bey seçti ben kestim derken kartımızı tamamladık.


Yorulduk ama bence yorulduğumuza değdi. El emeği göz nuru bir yeni yıl kartı edinmiştik olduk. Birlikte çok da güzel vakit geçirdik ama ardımızda bıraktığımız tüm çöpü ve dağınıklığı toplamak bana düştü :) Siz de evinizde böyle bir çalışma yapabilirsiniz, emin olun minikler pek bir keyif alıyor. Kartımıza şimdiden iki talip çıktı bile :))






13 Aralık 2013 Cuma

Yeni Yıl Yaklaşırken...


Yeni yıla beş kala biz de yılbaşı hazırlıklarımıza yavaştan başladık. Öncelikle piyango biletlerimizi çoktan aldık ve tüm dileklerimizi aklımızdan bir bir geçirerek en sevdiğimiz kitabın arasına yerleştirdik ve "lütfen bana çıksın" demeyi ihmal etmedik :) 

Yukarıda görülen yeni yıl ve kış temalı peçeteleri de Şok markette bulunca gerçekten şok oldum ve hemen bir kaç adet depoladım. Hem şirin hem de şıklar.


Bu fotoğrafta görülen kutu da aslen peynir kutusu olmakla birlikte, daha bugün taze taze masking tape kullanılarak tarafımdan kaplandı. Yine yeni yıl ve kış temalı bir masking tape seçtim ki ortama uygun olsun. Şimdilik içine bantlarımı ve minik aksesuar mandallarımı koydum. 

İkizlerim de bir an evvel yılbaşı ağacı ve süsleri alıp gelmem için oldukça ısrarlılar. Kar yolları kapamazsa bu hafta onu da halledeceğim inşallah. Geriye sadece hediye seçimi kalıyor ki o da en eğlenceli kısmı! :)




12 Aralık 2013 Perşembe

Postcrossing ile Yola Devam!


Bu yaz ben de her kart postal meraklısı gibi Postcrossing'i keşfedip üye olmuştum. Postcrossing bir tür sosyal platform, bu platform üzerinden dünyanın dört bir yanından hiç tanımadığınız insanlara kart gönderip ve yine hiç bilmediğiniz yerlerden kart alıyorsunuz. Çok şirin bir olay yani. Hem kartlarımı yazıp hazırlarken, hem de yer yer sabırsızlık ve heyecanla kartlarımı beklerken büyük bir zevk alıyorum. Tek sorun kartların alıcıya ulaşması biraz uzun zaman alıyor. Mesela bana gelen kart tam 23 gün yol almış!
 Fotoğrafta görünen kart postal (aceleye geldi, tabletle çektim fotoğrafı) Postcrossing'den gelen ilk kartım. İsviçre'den geldi. Gönderen kişi ülkesi hakkında bolca da bilgi vermiş. İnsanoğlunun hala böyle basit şeylerden mutlu olması ne güzel değil mi? :)
Hazır yeni yıl gelirken siz de bu zincirin bir halkası olmak isterseniz buraya TIK TIK

3 Aralık 2013 Salı

Yeni Yıl Kartlarını Yazmaya Başladım :)


Haftasonu dışarı çıktığımızdan önceki yazılarımda bahsetmiştim. Gittiğimiz her yere yeni yıl ruhu çoktan yerleşmiş. Süsler, aksesuarlar, çam ağaçları, kartpostallar, vs. resmen göz kamaştırıyordu. Ben de yeni yıl kartı geleneğine yine sadık kalarak erkenden hazırlıklarıma başladım. Malumunuz biraz geç kalındığında başı iyice sıkışan PTT bu sefer kartları en yakın adrese doğru ya da yanlış olduğuna bakmaksızın teslim ediveriyor; ben de bu hengameden nasibimi almamak için kartlarımı erkenden postalamayı düşünüyorum.

Fotoğraftaki kartları Tepe Home'dan aldım. Unicef kartları, 10'lu paketler halinde satılıyor ve fiyatı da gayet uygun. Şimdilik bir tane yazabildim. Bugün yarın hepsini yazıp en geç bu hafta içinde postaya vermiş olurum diye düşünüyorum. Sizin var mı böyle hazırlıklarınız? Varsa şayet bana da kart göndermeyi unutmayın, küserim valla! :D

2 Aralık 2013 Pazartesi

Böyle De Güzel İrmik Helvası Yapılmaz Ki !!!


İrmik helvası yapmayı hiç ama hiç beceremem; ne zaman denemeye kalkışsam ya yanar karamelleşir ya da şerbeti fazla olur hamurlaşır. Bir türlü ortasını tutturamadım! Geçenlerde, sanırım Dr. Oetker'indi, hazır karışım denedim. İçine irmiğinden fıstığına her şeyi koymuş adamlar, geriye sadece karıştırmak kalıyordu, onu da yaparız evvelallah dedim ve başladım pişirmeye. Sonuç muhteşem oldu. Koca bir tava irmik helvam oldu. Sıcacıkken kaşık kaşık, hatta kase kase indirdim mideye; gelin görün ki benden başkası ağzına sürmedi.

İkizlere ne diller döktüm de tadına dahi bakmadılar. Eşim "ben sevmem irmik helvası" diyerek bir kaşık bile yemedi. Acıdım o kadar helva çöpe gidecek diye her gün yavaş yavaş yedim, oh mis gibi kaloriler ekledim vücuduma. Sanırım helvanın dördüncü günüydü artık, tavada sadece dibe yapışmış kırıntılar kalmıştı. Yıkamak için mutfak masasının üzerinde bırakmıştım tavayı, sonra orada unutmuşum. Biraz sonra bir de ne göreyim, ikizler bayat helva kırıntılarına girişmişler, avuç avuç yiyiyorlar. Şimdi bu benim mutfak becerilerime hakaret değil de nedir sorarım sizlere?!

1 Aralık 2013 Pazar

Sıradan Bir AVM Günü!


Soğuk günlerde çok sıkılınca AVM'lerde alıyoruz soluğu. Bu Cumartesi de Cevahir AVM'deydik. İçeriye adım atar atmaz bir şekilde eğlenmeye başladık!


Yemek bekleyen ikiz yavru...Açlıktan yüzü çökmüş valla, neyse ki yemeğini yiyince kendine geldi de yaramazlıklarına kaldığı yerden devam etti :)


Burada da yemek bekleyen diğer ikiz yavru. Siparişlerimiz gelene kadar vakit geçirmek için annesiyle canavarcılık oynuyor :)


Ve yeni yıl kutlamalarını başlattığımız an! Minyatür evler, süslü ağaçlar, yapay kar ve sevgili kardan adam çok ilgilerini çekti. Hatta bir ara yerdeki pamukları elleyip gerçek kar mı değil mi diye kontrol bile ettiler :)

Tabii böyle bir günün sonu oyuncakçıda biter...bir ade su Gormiti lordu bir adet de hot wheels track alarak günümüzü noktaladık. Ben de Tepe Home'dan çok güzel Unicef yılbaşı kartları aldım. Onlar da başka bir yazıya kalsın. Herkese keyifli haftasonları diliyorum...