9 Mayıs 2013 Perşembe

İkizlerle Fosil Kurabiye Yapımı :)


Bu ay Meraklı Minik dergisini okurken sayfaların birinde ikizlerim güzel bir kurabiye tarifi gördüler...mutfakta benden daha başarılı olmalarının verdiği cesaretle "hadi anne kurabiye yapalım" diyerek beni de mutfağa doğru iteklediler. Tarife baktım, gayet zahmetsiz olduğunu görünce "hadi yapalım" dedim ben de ve bu sabah sıvadık kolları...

Eldivenler, kalıplar, oklavalar havada uçuştu...Yok "pekmezi ben dökecem, hayır unu ben boşaltıcam, hayır anne hamuru ben açıcam" derken kurabiye hamurumuzu yoğurduk. Bir miktar buzdolabında bekletmek gerekiyordu. Dolaba koyduğum hamuru çıkarmaya gittiğimde yanı sıra oyuncak dinazor ve boş kapların da hamura eşlik ettiğini gördüm.

Güç bela hamuru açtım, bardakla minik daireler yaptık ve son olarak da tahta kaşığın ucuyla dinazor ayağına benzeyen ayak izleri koyduk kurabiyelerin üzerlerine. Artan hamurla da yarım saat kadar oyun hamuru kalıpları kullanarak vakit geçirdiler.



Ve sonuç mükemmel oldu. Kurabiyeler hem besleyici hem de lezzetli oldular. Tam buğday unu kullandık. Yanı sıra tereyağı, yumurta, pekmez ve tarçın da ekleniyor. Tam tarifi Meraklı Minik dergisinin Mayıs ayı sayısında mevcut. Dergisi olmayanlar için istek üzerine tam malzeme listesini ve yapılışını da yazabilirim.

Miniklerimizle hem eğlenceli vakit geçirmek hem de kendinizi becerikli hissetmek için mucizevi bir kurabiye tarifi ! :))

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Okuyorum No. 7


Geçen ay üç kitap daha bitirdim...

İlki "Sinek Isırıklarının Müellifi" kitabı ile sevdiğim yazarlar arasına konuşlanan Barış Bıçakcı'nın "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" adlı romanı. Çok merak ettiğim bir kitaptı. Sade, akıcı bir dille yazılmış. Tanıdık bir yönü var kitabın... zaman, mekan, insanlar o kadar tanıdık ki sanki geçmişte yaşamısız, görmüşüz, bulunmuşuz, konuşmusuz izlenimi bırakıyor...Severek okudum ve kütüphanemde kalıcı kitaplar arasına girdi.

İkinci kitap "Hala Uzak Hala Umutlu, Hindistan Günlüğü" adlı Gezi/Günce kitabı. Hindistan düşkünlüğümü bilen bilir. Hindistan hakkında yazılmış kitaplardan oluşan bir koleksiyonum bile var. Bu kitap da onlardan biri olarak rafa yerleşti. Okuması keyifli bir kitaptı. Yazar kişiliği olmaksızın, herhangi bir usluba sığınılmaksızın doğaçlama yazılan bir günlüğü andırıyor..tabii satır aralarına Hindistan ve çevre bölgeler hakkında kısa bilgiler de sıkıştırılmış...okurken hem eğlendim, hem de beş parasız fakat kültür zengini Hindistan hakkında biraz daha bilgi edindim.

Ve son olarak da Murathan Mungan'ın "Kaf Dağının Önü" kitabını okudum. Ama pek keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Birbirinin içinden geçen, örtüşen, kesişen bir takım hikayelerden oluşuyor kitap. Okurken yer yer tüylerim ürperdi, kimi satırlarsa içimi sızlattı. Karamsar kitaplardan pek hoşlanmıyorum sanırım...

Benim için Nisan ayı güzel bir okuma ayı oldu. Darısı Mayıs'ın başına :)


7 Mayıs 2013 Salı

Sevgili Günlük #10

Uzun bir aradan sonra işte yine buradayız. Bahar kendini tamamen hissettirdiğinden bu yana eve köye sığmaz olduk. Sırtımızda çantalarımız gezginler gibi yollardayız...O park senin, bu çay bahçesi benim, bu AVM onun derken tek satır yazmaya vaktim olmadı!

Geçen haftalarda neler mi yaptık?! Öncelikle dondurma mevsimini açtık...Ağzımız, burnumuz, on parmağımız dondurmaya doydu resmen :)


Bu fotoğrafta da çay bahçesinde ayran ve patates kızartmamızı bekliyoruz...aç tırtıllar sabırsızlanırken!

Ve burada da annesinin ayakkabılarını giymesini büyük bir sabırla bekleyen kardeşler...Dışarı çıkmak için can atıyorlar, bıraksam merdivenleri koşarak inecekler...

Burada da Cevahir AVM yollarına düştük. Taksi beklerken durduk yere çığlık atan kardeşine şaşkınlık bakışı fırlatan diğer kardeş :)


Ve tabii ki vazgeçilmezimiz olan mahalle parkımız. Utanmasak uyku tulumu getirip burada yatıp kalkacağız...


İkiz annesinin bu hafta kendisi için ne yaptığına gelince...öncelikle grip oldum ve bir hafta süründüm. Sonrasında bir müddet kendimi işime adadım...ama en azından "Cocktail" ve "Teri Meri Kahani" adlı iki Bollywood filmi izlemeyi başardım :)