16 Haziran 2012 Cumartesi

Bu yazı da başlıksız olsun :)

Şimdi gördüm, yazmaya uzun bir ara vermişim. Nedenini ben de bilmiyorum aslında. Bazen hiç zamanım olmadı, zamanım olduğunda ise canım yazmak istemedi. Bugünlerde huzurumuz biraz kaçık, asıl neden bu galiba.
Geçen ay çok güzel geçti...İkizlerimizin doğum gününü kutladık. Memleketlerden anneanneler, babaanneler, teyzeler, kuzenler kalktı geldi. Çok güzel vakit geçirdik. Ama bu ayın başında sevgili bakıcı teyzemiz ne yazık ki bronşit oldu ve işi bırakmak istediğini bildirdi. Eğlence sonrası bütün sülale evlerine dönüp de bakıcımız da kendi evine kapanınca yaramaz ikizlerimle kaldım bir başıma. Yaklaşık bir haftadır tek başıma bakıyorum. Ee tabi ne kadar yorucu olduğunu hiç şüphesiz tahmin edebilirsiniz!
Gözünüzü ayırdığınız anda ya koltuk tepesinde alıyorlar soluğu ya sandalye...Camdan, balkondan attıkları mandallar, faraşlar, terlikler de cabası :)
Önümüzdeki hafta bir aksilik olmazsa yazlığa gideceğiz babaannemiz ile...Orada birazcık da olsa dinlenmeyi umuyorum...
Kültür-sanat faaliyetlerine gelince, katılabildiğim en heyecanlı etkinlik Cuma akşamı "Adını Feriha Koydum"u izlemek oldu, dersem herhalde gülersiniz değil mi? :)
Neyse ki kitap olkumaya devam edebiliyorum. 1Q84 okumam halen devam etmekte. Malum uzun bir kitap, 2. bölümün ortalarına geldim sayılır. Çok sevdim kitabı. Bu arada geçen hafta Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabını okudum. Daha önceden okuduğum bir kitaptı, yine çok zevk aldım. Bugün de İclal Aydın'ın Hayat
Güzeldir'ine başladım. Aynı derecede zevk aldım diyemeyeceğim. Sanırım İclal Aydın okumayı artık sevmiyorum. Nedenlerine girmeyeyim şimdi, yazı çok uzayacak. İkizlerim dibimde "camdan bakayo" diye haykırıyorlar. Türkçesi: "Anne pencereden dışarı bakalım" demek :))